Türkiye bu yaşananlara müstahak değil
Bunlara ne lüzum vardı?
Türkiye seçimlerle 1876’da Osmanlı’nın ilk parlamento deneyimiyle tanışmış bir ülke. Arada tek partili dönem, onar yıl arayla üç askeri müdahale, bir post-modern-darbe yaşansa da, millet iradesinin her şeyin üstünde tutulduğu bir anlayış bugüne kadar hüküm sürdü.
Milletin iradesini gölgeleyecek girişimlerden genellikle kaçınıldı, böyle bir iz bırakacak zorlamalar, karşısında yine milleti buldu.
İki gün üst üste yaşananlar bu arka-plan yüzünden şaşırtıcı.
Tarihi henüz tam belirginleşmemiş olsa da, siyaset, bir sonraki seçime yoğunlaşmış durumda. İktidar ve muhalefetin cumhurbaşkanlığı için aday göstermeyi düşündüğü isimlerle ilgili de müphemiyet var.
Cumhur İttifakı’nın adayı olması beklenen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önünde anayasa engeli bulunuyor; yeniden aday olabilmesi için ya anayasanın ilgili maddesinin değişmesi veya TBMM’nin seçim tarihini erkene alması gerekiyor.
Her iki engelin ortadan kalkabilmesi kolay değil.
İktidar cephesi bir yandan adayı önündeki engelleri ortadan kaldırmanın zeminini oluşturmaya çalışırken, bir yandan da muhalefetin aday gösterebileceği isimler arasından kendisine en uygununu belirlemenin peşinde.
Daha önceki iki seçimde (2018 ve 2023’te) olduğu gibi…
Ancak bu defa Meral Akşener sahnenin dışında.
İki gün üst üste yaşadıklarımız, muhalefetin en güçlü görünen muhtemel adayı Ekrem İmamoğlu’nu devre dışı bırakmakla sonuçlanacak gelişmeler…
Cumhurbaşkanlığı için yüksek eğitim şartı var ve adayın siyasi yasaklı olmaması........
© fehmikoru.com
