menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ege’nin iki yakasından Türkiye’nin barış arayışına

43 0
17.08.2026

Türkler ve Yunanlar, iki devlet arasındaki savaşların ve korkuların sonucunda mübadeleyle aynı coğrafyada birlikte yaşama imkanını geçen yüzyıl büyük ölçüde kaybettiler. Yeniden inşa etmek gerekiyor ve elbette mümkün.

Bugün ise Türkiye’de ve yakın coğrafyada Türkler ve Kürtler arasında kalıcı barışın ve gelecekte de birlikte yaşamın yollarını yeniden arıyoruz.

Türkiye ikinci yüzyılında binyıla dayanan bir arada yaşanmışlığın bir başka iz düşümü Türk / Yunan ilişkileri ve bu alandaki tanıklıklar Kürt başlığında barış için önemli bir deneyim.

Ege’nin iki yakasında, bir zamanlar koparılan bağları yeniden kurmak için otuz yıldır yan yana çalışan iki kardeş barış derneğinin deneyimi burada öğretici: Devletler arasında sınırlar ve kopuşlar yaşansa da halklar arasındaki bağlar yeniden kurulabilir; yeter ki birbirimizi düşmanlaştırmak yerine yeniden tanımaya, dinlemeye ve birlikte bir gelecek kurmaya cesaret edelim.

10 Ağustos akşamı Gömeç’te “Barışın diliyle geleceği kurmak” başlıklı bir panelde buluştuk. Panel, 5. Uluslararası Zeytin Dalı Kültür, Sanat ve Barış Festivali kapsamında düzenlenmişti. Yaşanan orman yangınlarının izleri henüz taptaze iken bu etkinliğin ertelenmeyip gerçekleştirilmesi, barışta ve yaşamda ısrar etmenin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi.

Konuşmacıların ortak bir özelliği vardı: Ege’nin iki kıyısındaki kentlerde belediye başkanlığı yapmış, aynı zamanda Türkiye ile Yunanistan halkları arasındaki dostluğu geliştirmek için yıllardır emek veren insanlardı. İzmir ve Midilli merkezli iki kardeş dernek; Siniparxi ile Ege Barış ve İletişim Derneği Ege’nin iki yakasındaki barış hareketinin yaklaşık otuz yıllık ortak hikayesi, o akşam Gömeç’te yeniden buluştu.

Panelin adı bile aslında ne söylemek istediğimizi anlatıyordu: Barışın diliyle geleceği kurmak. Ancak zaman yetersizliği nedeniyle Ege Barış ve İletişim Derneği ile geçmiş dönem Çankaya Belediye başkanlarından Bülent Tanık konuşmasını yapamamıştı. Tanık’ın metnini sonradan okuduğumda, bu buluşmanın arkasındaki tarihsel aklın ve yerel yönetim geleneğinin ne kadar köklü olduğunu bir kez daha hissettim.

Bülent Tanık metninde, Ege’deki barış fikrinin yalnızca bugünün anlık ihtiyaçlarından doğmadığını; köklerini 1920’lerin başında Atatürk ve Venizelos’un başlattığı üst düzey barış hamlelerine, karşılıklı ziyaretlere ve Balkan Paktı’na kadar uzanan bir devlet ve siyaset aklına dayandığını hatırlatıyor. Savaşın yıkıcılığını bizzat yaşayan liderlerin ardından devletler arası ilişkiler koptuğunda ise devreye halkların ve yerel yönetimlerin girdiğini vurguluyor.

İşte bu yerel diplomasi anlayışının somut adımları 1980’lerin sonundan itibaren atıldı. Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven ile Midilli Belediye başkanlarından Stratis Pallis’in 1990’da başlattığı “İkiz Barış Şenlikleri”, Ege’nin iki yakasında acıların kabuk........

© Evrensel