Amedspor, kimlik ve entegrasyon
Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ve Rawest Araştırma tarafından hazırlanan “Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması”na MHP lideri Devlet Bahçeli’nin geçen hafta gösterdiği tepkinin üzerinde fazla durulmadı. Bahçeli’nin bu araştırmayı “terörsüz Türkiye’yi sabote planı” ve “Kardeşlik iklimini ve barışı zehirleme girişimi” ilan etmesinden sonra araştırmayı yapan KSC ve Rawest, “yanlış anlaşıldıklarını”, “sürece karşı olmadıklarını ve bu araştırma ile sürece katkı sunmayı amaçladıklarını” ifade eden ortak bir açıklama yaptılar. Oysa mesele tam da burada düğümleniyor: Çünkü bu saha araştırması, saray rejiminin çözüm ve entegrasyondan ne anladığı ile Kürtlerin Amedspor taraftarlığında yeni bir ifadesini bulan ulusal kimlik ve talepleri arasındaki mesafeyi görünür hale getiriyor.
KSC ve Rawest’ın 19 kentte yaptıkları saha araştırması, katılımcıların yüzde 38’inin Amedspor’u bir “futbol takımından çok kimliğin temsilcisi” ve diğer yüzde 38’lik kesiminin de “hem bir futbol takımı hem de kimliğin taşıyıcısı” olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Başka bir deyişle Amedspor taraftarlığında “kimlik ve aidiyet” sportif gerekçelerin çok önünde yer alıyor. Amedspor taraftarlığı ile Kürt kimliğini ve ulusal talepleri sahiplenme arasındaki ilişkiyi ortaya koyan bu saha araştırmasına katılanlar arasında “resmi dil” (anadilinde eğitim) ve “anayasal tanınma” taleplerinin öne çıkması da dikkat çekiyor.
Kuşkusuz bu veriler iktidar blokunun “terörsüz Türkiye” adını verdiği sürecin sözcülüğünü yapan Bahçeli’nin celallenmesine fazlasıyla yetiyor! Bahçeli, araştırmayı yapanları “emperyalizmin kuklası sözde araştırmacılar” ilan ediyor, sporun “siyasete ve karanlık emellere alet edilmemesi” uyarısını yapıyor ve ayrıca siyaset, spor ve kimlik arasında ilişki kurmanın “gaflet” olduğunu söylüyor.
Bahçeli’nin açıklaması, Kibar Feyzo’daki o ünlü repliği hatırlatıyor: Ağam eğlenir bizimle!
Amedspor adını aldığı günden bugüne milliyetçi-şoven siyasetçilerden TFF’ye (Türkiye Futbol Federasyonu), rakip takımların yönetimlerinden tribünlere kadar sayısız baskıya, ayrımcılığa, linçlere maruz kalan; gittiği deplasman maçlarında faili meçhul cinayetlerin sembolü “beyaz Toros”larla, sarı ceset torbaları ile karşılanıp tribünlerde Kürt siyasetçilere karşı her türlü küfür ve hakaretlerin yapıldığı Amedspor’u, spora siyaset karıştırmama konusunda uyarıyor Ağamız!
2023’te “Bize göre Amed diye bir yer yoktur,........
