Çürümenin izini sürerken
İkinci Dünya Savaşı sırasında esir alınan binlerce Alman askerinin, tutuldukları ortamlarda İngiliz istihbaratı tarafından gizlice dinlendiği yıllar sonra öğrenildi. Kaydedilen konuşmaların, 150 bin sayfa tutan dokümanlara dönüştürüldüğü ortaya çıktı.
1996'da gizlilik kaydı kaldırılan bu belgeler, 2001'de Alman tarihçi Sönke Neitzel tarafından keşfedildi. Neitzel, büyük bir bölümü Kuzey Londra'daki Trent Park'ta bir gözaltı merkezinde 1940-1945 yılları arasında kaydedilen metinlerin yorumlanması için sosyal psikolog Harald Welzer'den yardım istedi. Bu iş birliğinin meyvesi, “Askerler: Savaşmak, Öldürmek ve Ölmek Üzerine, Alman Savaş Esirlerinin Gizli II. Dünya Savaşı Transkriptleri” (Soldaten: On Fighting, Killing, and Dying, The Secret WWII Transcripts of German POWS) başlıklı, ses getiren kitap oldu.
Savaş esirleri arasında gizlice kaydedilmiş konuşmalar, savaş yıllarında işlenen insanlık dışı suçların sadece SS ve Gestapo personeli ile sınırlı kalmadığını, her rütbeden ve her birimden askerler tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koydu. Kayıtlar, Romanların, Yahudilerin, eşcinsellerin, zihinsel engellilerin ve anti-faşist direnişçilerin katledilmesinin nasıl normalleştirildiğini gösterdi. Faşistlerin Almanya'sında cinayetin, bir “erdem”e nasıl dönüştürüldüğünü belgeledi.
Tahmin edileceği üzere kayıtlar hem emir kulu olduğunu söyleyenleri hem de öldürmekten zevk aldığını itiraf edenleri içermekteydi. Metinler esir alınan kadınların sistemli cinsel tacizine, iki-üç yaşındaki çocukların duvara çarpılarak öldürülüşüne, yok etmenin bir oyuna dönüştürülüşüne ilişkin okumakta zorlanılan detaylarla doluydu.
Örneklerden birinde Yarbay August von der Heydte, savaş esiri arkadaşlarına, 30 Polonyalı Yahudi'yi nasıl önceden kurgulanmış bir ikram olarak öldürttüğünü anlatmaktaydı. Kalabalık bir akşam davetinde, yemekler yendikten sonra her konuğa bir av tüfeği verilmiş, önlerinden sıra halinde geçen Yahudilerden birine ateş etme hakkı tanınmıştı.
Bir pilot, önceleri Polonya köylerini bombalamaktan hoşlanmadığını, ancak kısa süre sonra bundan zevk almaya başladığını söyleyip, “Kahvaltı öncesi eğlencemiz haline geldi" dedikten sonra, pişmanlık duyduğu tek şeyin atları öldürmek olduğunu, onlar için ömrünün sonuna kadar üzüleceğini anlatıyor.
Alman savaş esirlerinin dinlendiklerinden........
