menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Milli güvenlik” değil, barış

12 8
25.01.2026

Dünyanın karşı karşıya olduğu tehlike artık çok daha açık. Bütün dünyayı bir sömürü nesnesi olarak görenler, ne istediklerini ve neler yapabileceklerini gizlemeye hiç gerek duymadan konuşur oldular. Son bir ay içerisinde Grönland ve Gazze ile ilgili olarak dile getirilenler, 21. yüzyılın dipsiz bir karanlığa doğru ilerlediğini gösteriyor.

Geçtiğimiz hafta Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda ortaya çıkan çelişkiler dipsiz karanlığın göstergeleriydi. Forumda belki de en çarpıcı çıkışı Kanada Başbakanı Mark Carney yaptı. Yaptığı konuşmada Carney, “kurallara dayalı küresel düzen” söyleminin gerçeklerle bağdaşmadığını söyledi. ABD tarafından yönetilen işleyiş Kanada’ya güvenlik ve ekonomi açısından yarar sağladığı için “kurallar ve ilkelere bağlı küresel düzen” söylemine destek verdiklerini ama artık hegemonya ve teslimiyet dayatması ile yüzleşmek gerektiğini söyledi. “Bir geçiş döneminde değil; bir kopuşun tam ortasındayız," dedi.

Konuşmanın ilk bölümü milyonlarca insanı umutlandırsa da, Carney aslında düşkırıklığına uğratacak bir çözüm öneriyordu. Madem tek kutuplu dünya düzeni dayatmalar üzerine kuruluydu, “büyük güç olmayan ülkeler” birbirleriyle rekabet etmek yerine işbirliği yapmalıydı. Bu işbirliği adil bir düzen kurmak için değil, kurtlar sofrasında yer alabilmek içindi. Carney, “Masada olmazsak menüde oluruz,” dedi. Bunun........

© Evrensel