menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Halkın hakikati ve yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak

22 0
29.03.2026

Alican Uludağ IŞİD tutuklularının salındığı haberini yaptığı; İsmail Arı yolsuzluğu, mafyatik ilişkileri, bürokrasi içindeki al ver münasebetlerini istikrarlı bir biçimde faş ettiği; Mehmet Türkmen Antep’te birçok işçinin kolunun koptuğunu, patronların işçi ücretlerini zamanında ödemediğini söylediği için tutuklandılar. Yozlaşmanın farklı yönlerine odaklanan ikisi gazeteci biri sendikacı üç insanı cezaevine gönderen suçlamanın üst başlığı ‘Yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’, kataloğu ise ‘cumhurbaşkanına hakaret’ oldu. 

Oysa haberlere ve sendikacının sözlerine konu olan olaylar parça parça zaten çeşitli basın organlarında yer almıştı. Bazen üçüncü sayfanın münferit havadisi olarak, bazen gidişata ilişkin bir alarm sesi çıkarmak amacıyla dosyalanarak. Olguları birleştirme yeteneğine sahip olanlar için açık kaynaklar bile gerçekleri gören gözlerin önüne sermeye hazırdır.

‘Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu’ 2022’de çıkarılan yasayla icat edildi. Yasanın içeriği, gerçekliğin sürekli ekran yüzlerinin öznelliklerine kurban edildiği, sosyal medyanın maaşlı veya gönüllü trollerinin kendine özgü bir gerçek inşa edebildiği çağın özgün koşullarında yargının hakikatin peşinde olduğuna delalet etmekten çok, hakikatin sahipliğini tekelleştirmek amacındaydı. Ortaya çıkan kakofoni içinde bu tekelleştirme çabası bir ironi gibi görünebilir ne var ki yanıltıcı bilgiyi alenen yayma yasası ile medya kakofonisinin birbiriyle çeliştiği değil gerçeği ulaşılamaz kıldıkları ölçüde birbirlerini desteklediği de bir realitedir.

Gerçekliğin kısaca nesnel dünyada gerçekten olup bitenler, bilginin ise bu ilişkilerin zihinde soyutlanmasıyla edinilen bir kaynak olduğuna ilişkin olabildiğince nesnel görünen fikir dünyayı bölünmez bir bütün olarak kabul ediyordu. Bu tanımın sorunu, mevcut gerçekliği üzerinde işlem yapılamaz kabul etmesiydi. Ama iki çatışan sınıf için gerçekliğin........

© Evrensel