İran’da ateşkes ve sonrası
Ateşkese gelinirken tehditlerinin dozunu artıran Trump insanlık suçu olduğuna aldırmadan “İran uygarlığını yok etme”nin bile sözünü etmesine rağmen ayak sürümeye başlamıştı. Elinde tehdit sallamaktan başka kozu kalmamış görünüyordu ve saat başı konuşarak birbiriyle çelişsin çelişmesin atıp tutmaktaydı.
Gerçi bölgeye birkaç bin deniz piyadesiyle özel kuvvet göndermişti, ama ne işe yarayacaklarını kendisi bile bilmiyordu. Çok sayıda uçak ve helikopter seferber ederek düşürülen bir uçaklarının nişancısını kurtarmışlardı -hepsi o.
En çok sözü edilen Hark Adası’na ya da bir başkasına bir çıkarma ve sınırlı kara harekatlarını dahi olanaklı bulmayan çok yıldızlı çok sayıda Amerikalı general var. Belki bir İran tesisine vur-kaç. Trump’ın abartarak zafer olarak pazarlayacağı böyle bir şeye ya da bir benzerine ihtiyacı olduğu tartışmasız.
Trump ve ABD’nin sıkıştığını bakmasını bilen her göz görmekteydi. Trump, İran’ın donanmasıyla hava savunması dahil her şeyini yok ettiğini söylüyordu söylemesine ama İran’ın füzelerini ve hedeflerini vurmalarını bir türlü önleyemiyordu. Daha da önemlisi İran’ın kapattığı Hürmüz’ü açma şansı yoktu ve Boğaz kapalı kaldıkça enerji fiyatları tavan yapmakla kalmıyor, dünyada enflasyon yeniden hortluyordu. İlaveten, tedarik zincirlerindeki aksamalar ve özellikle Körfez çıkışlı petrol ürünü sanayi girdilerinde baş gösteren sıkıntı........
