menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nereden nereye: Kupa heyecanı

44 0
25.04.2026

Türkiye Kupası’nın ilk kez oynandığı 1962/63 sezonunun sonunda Türk futbolunda ilginç bir tartışma vardı. 26 Haziran’da Dolmabahçe’de 40 bin kişinin önünde oynanan “final” nitelikli maçta Metin Oktay’ın golüyle Beşiktaş’ı 1-0 yenerek lig şampiyonu olan Galatasaray, 29 ve 30 Haziran’da aynı statta Fenerbahçe’ye karşı kupa finali oynayacaktı. UEFA, federasyon kupasını ilk kez düzenleyen Türkiye’ye bir tercih hakkı sunmuştu: Lig şampiyonu aynı zamanda kupa şampiyonu da olursa gelecek sezon Şampiyon Kulüpler Kupası’na mı Kupa Galipleri Kupası’na mı gideceğini kendi seçebilecekti. Dönemin Galatasaray “meneceri” Gündüz Kılıç da büyük ihtimalle Dolmabahçe’de oynanacak final müsabakalarında Beşiktaşlıların sempatisini Galatasaray’a doğru çekmek için, kupayı da kazanırlarsa Kupa Galipleri Kupası’nı tercih edeceklerini böylece Beşiktaş’ın Kupa 1’e gitmesini sağlayacaklarını söylemişti. Fenerbahçeli yöneticilerin “Beşiktaşlı taraftarlara kur” olarak nitelediği bu vaat gerçeğe dönüşmedi elbette. Ancak tartışma gerçekti. Sarı-kırmızılılar, Fenerbahçe’yi iki maçta da yenerek şampiyon olurken hangi kupayı tercih ettiğini bir gün sonra açıkladı. Neticede kupa finalisti Fenerbahçe Kupa Galipleri Kupası’na, lig ikincisi Beşiktaş Balkan Kupası’na, lig dördüncüsü Altay ise adı 1971’de UEFA Kupası olacak olan Fuar Şehirleri Kupası’na katıldı.

Futbolun bugün geldiği aşamada tekrarlanması imkansız bir gündem anlayacağınız. Para her şey ve para sadece Şampiyonlar Ligi’ne gidene var. Bu yüzden Avrupa’nın büyük ligleri lehine büyüdükçe büyüyen, onların beşincilerine dahi yer açan, buna karşılık “ayrıcalıksız” ülkelerin takımlarına kapıyı daraltan bu turnuvaya kapağı atabilmek her şeyden önemli. Bu durum, bir zamanlar prestijin ötesinde anlamlara sahip olan “federasyon kupalarının”, şampiyonluk yarışı içindeki takımlar için angaryaya indirgenmesine neden oldu. FA Cup, Copa del Rey, DFB-Pokal, Coppa Italia, Coupe de France gibi asırlık yerel turnuvalar, küresel para basma makinesi Şampiyonlar Ligi’nin büyüsüyle arka plana itilirken bu kupalar kadar köklü bir geleneği olmayan Türkiye Kupası da bundan nasibini aldı. Turnuvanın formatının her yıl olabilecek en saçma şekillerde değiştirilmesi de bu itibar kaybında rol oynadı.

Yine de tüm bunlara rağmen- ve ironik olarak biraz da bunların sayesinde- kupa, milyonlarca futbolsever için heyecanını korumaya devam ediyor. Büyük takımları kayıran formatı, şampiyonluk yarışı içindeki takımların kayıtsızlığı hükümsüz kılıyor. Böylece Konyaspor ve Gençlerbirliği, kendilerinden katbekat yüksek bütçelere sahip Fenerbahçe ve Galatasaray’ı elemeyi başardı. Lig dördüncüsü ve üçüncüsü Beşiktaş ve Trabzonspor ise Alanyaspor ve Samsunspor gibi dişli takımları geride bıraktı. Karadeniz derbisine kalecilerin 5 kurtarışla (3 Onana, 2 Okan Kocuk) yıldızlaştığı seri penaltı atışları damga vururken hem bu yazının hem de Türkiye Kupası hikayesinin başladığı Dolmabahçe’de ise Beşiktaş’ın iştahı belirleyici oldu. Sergen Yalçın’ın öğrencileri Akdeniz ekibini üç golle geçti ve yarı finalde Konyaspor’un rakibi oldu.

Elbette mesele tamamen prestijden, müzeye eklenecek bir kupadan ibaret değil. Lig üçüncüsü UEFA Avrupa Ligi’ne 2. ön eleme turundan katılırken kupa şampiyonu play-off turundan mücadeleye dahil olacak. Yani kupa şampiyonu, sezonu daha geç açma fırsatını elde edecek. Bu, özellikle şu aşamada kupaya daha yakın görünen Beşiktaş ve Trabzonspor için azımsanmayacak bir motivasyon olacak.

Peki yarı finalde ne olur? Hâlihazırda form bakımından Süper Lig’in en kötü takımı olan Gençlerbirliği’nin konsantrasyonu yüksek herhangi bir rakip karşısında şansı olacağını düşünmüyorum. Dolayısıyla Trabzonspor mutlak favori. Fenerbahçe karşısında ikinci yarıdan itibaren fizik olarak rakibiyle baş edemeyen Konyaspor’un da bu kadar motive bir Beşiktaş karşısında şansı düşük. Hâl böyleyken 24 Mayıs’ta tarihteki altıncı (1975, 1990 ve 2024’te Beşiktaş, 1977 ve 1984’te ise Trabzonspor kazanmıştı) Beşiktaş-Trabzonspor finalini izlememiz yüksek ihtimal.


© Evrensel