Galatasaray’ın 2000 futbolu: İcat mı miras mı?
Haziran ayından bu yana YouTube kanalını aktif şekilde kullanan ve bunu bir “dijital miras” bırakmak için yaptığını söyleyen Fatih Terim, zaman zaman gazeteci ve yorumcularla da bir araya geliyor. Bu hafta Ersin Düzen, Ertem Şener ve Nebil Evren’le, iki hafta önce Emre Özcan, Erman Yaşar ve Veli Yiğit’le yaptığı programlar bu açıdan önemli fırsatlar sunuyordu. Çünkü söz konusu miras, 60 yıllık bir futbol deneyimine dayanıyor. Gazetecilerin bu kaynaktan olabildiğince faydalanması, spor yazınımız için de çok kıymetli. Tabii ki karşıdaki isim Fatih Terim olunca aydınlatılabilecek meseleler sporla sınırlı değil. Ama sadece futbol başlığından bile birkaç kitap çıkarmak mümkünken ortaya çıkan programların —tıpkı Netflix’teki Terim belgeseli gibi— epey zayıf kaldığını söylemek lazım.
Bu zayıflığın en açık örneğini Galatasaray’ın 2000’deki futboluna dair tartışmada görebiliyoruz. Medyamızda futbola ve taktiklere yönelik sığ yaklaşımdan ancak son yıllarda uzaklaşılabildiği için UEFA Kupası şampiyonu takımın “ne oynadığı” da uzun süre yanlış değerlendirilmiş, nihayetinde “Fatih Terim taktikten anlamıyor, gazla oynatıyor” gibi bir terane hakim olmuştu. Hatta Terim’in Arsenal maçı öncesinde soyunma odasında sarf ettiği “Ofsayt taktiği diye bir şey yok, ileri çıkınca da bam bam bam bam oynayacağız” minvalindeki sözleri, “Taktik maktik yok, bam bam bam” biçimini alarak üzerine fazla düşünmeden hareket etmeyi ifade eden ulusal bir deyime dahi dönüştü.
Programda Erman Yaşar bu konuyu açtı ve Galatasaray’ın 2000’deki futbolunun “gegenpressing” ile benzerliğine işaret etti. Top kaybedildiği anda agresif ve kolektif baskıyla........
