Aşık İhsanî
“Yok ne demek efendiler / İş isteriz, iş isteriz… / Kendimizi sizin ile / Eş isteriz, eş isteriz… // Kulak verin duyun bizi / Boşa getirmedik sizi / Çoluk çocuk dizi dizi / Aş isteriz, aş isteriz….//” (s. 153)
Özellikle 1960’lı, ’70’li yıllarda geniş halk kitlelerince tanınan, sevilen, sert üsluplu, argoya da oldukça yer veren bir taşlama ustasıdır Âşık İhsanî, muhaliftir. Dili belası içeriyi de epeyce yoklamış, sonrasında da kendisi, şiirleri / türküleri mahkemelerde aklanmıştır.
“Al kardaşım, al eline gürzünü / Vur, zalimin zulmüne vur, be vur. / Kendi rahatını, kendi elinle / Zor değil be kendin için kur be kur. // İşin mi var, damın mı var, hani nen / Atılan sen, satılan sen, evet sen / Asker senden, vergi senden, oy senden / Senden olmayandan hesap sor be sor. // Emeğin çok, dermanın yok, günün dar / Oturup durmak mı? Daha ne kadar / Boğazını sıkan hain bir el var / Demirden de olsa onu kır be kır. // Yeter be, her gelen seni taşladı / Atılan taş kemiğine işledi / Uyan artık, senin kavgan başladı / Yapış bir ucundan şuna gir be gir.” ( s.149)
Yola ortanın sağından çıkmış, zamanla ortanın solunu epeyce geçip Yaşar Kemal’li, Çetin Altan’lı TİP’in en aktif üyelerinden biri olmuştur. Yoksulluktan geliyor oluşu kimseyi şaşırtmaz sanırım:
"… Babamın ölümünden sonra, ben, Abeyim ve bacım, bir hükümlüye vurulmuş zincir gibi, genç anamın boynuna takılmışız… // Sekiz yaşıma bastığım günleri hatırlıyorum. Diyarbakır’da her mümin Müslümanın olduğu gibi, bizim de bir şeyhimiz........© Evrensel
