menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İç cephe

23 0
04.03.2026

Bugün mü? Yarın mı? Yoksa? Neden? Ama!

Trump için bile kolay bir karar olmadı kanımca… ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı cumartesi başladı. Oysa henüz cuma günü görüşmelerin baş arabulucusu olan Umman Dışişleri Bakanı barışın yakın olduğuna inandığını söylemişti. Ertesi gün ise tüm dünya bir kez daha Ortadoğu’da savaş, füze menzilleri, nükleer silahlar, misilleme ihtimalleri, altın fiyatları, petrol fiyatları gibi alışık olduğumuz bir repertuvarla karşı karşıya...

Ancak bu kez savaş yalnızca Tahran–Tel Aviv–Washington hattında yaşanmıyor. Daha az konuşulan ama en az bu cephe kadar önemli olan başka bir savaş da ABD’nin kendi içinde. ABD içinde İran’a karşı askeri operasyon tartışması yalnızca dış politika meselesi değil, oldukça yoğun bir iç siyasi çatlak ve mücadele alanı olarak karşımıza çıkıyor. Üstelik mesele yalnızca savaş da değil. Aynı çatışma dinamikleri son yıllarda gümrük vergilerinde, uluslararası yardım politikalarında, göç ve sınır politikalarında, Çin rekabetindeki farklı politika tercihlerinde vb. tekrar tekrar ortaya çıktı.

Çin’e ve diğer bazı ülkelere uygulanan gümrük vergileri, Kongre’nin vergi koyma noktasındaki anayasal yetkisini fiilen devre dışı bıraktı. “Ulusal güvenlik” gerekçesiyle yürütme, ticaret politikasını artan şekilde bir dış politika silahına dönüştürdü. Bunun üzerine içeriden yükselen muhalif seslerle parti içi çatlak belirmeye başladı, daha önemlisi Senato’da hazırlanan Trade Review Act ile, yürütmenin tek taraflı vergi koyma pratiğine karşı Kongre’nin yetkisini geri alma girişiminin gündeme gelmesiydi; ki böylece yürütme ile kongre arasındaki çatlak daha bir görünür oldu. Ne var ki bu girişim, yürütmenin açık muhalefetiyle komite aşamasında tıkandı. Bu kez yürütme ile yargı arasındaki çatlak görünür olacaktı. Yüksek Mahkeme, Trump yönetiminin dayandığı acil durum ve ulusal güvenlik gerekçelerinin, başkana bu ölçekte gümrük vergisi koyma yetkisi vermediğine hükmederek tarifelerin önemli bir bölümünü hukuka aykırı buldu. Böylece gümrük vergileri meselesi, yalnızca bir ticaret politikası değil; yürütme, Kongre ve yargı arasında derinleşen bir kurumsal güç mücadelesinin simgesi haline geldi.

Benzer bir tablo uluslararası yardımlarda da yaşandı. Bu çerçevede Trump yönetimi, 2026 mali yılı için sunduğu bütçe teklifinde, dış yardım kalemlerinde yaklaşık 31–32 milyar dolarlık bir üst sınır öngörerek, önceki yıllara kıyasla son derece sert bir daralma talep etti. Önde gelen yardım ajansı olan USAID’e yönelik yaklaşım ise doğrudan “kapatma”dan ziyade, ajansın yeni fonlardan mahrum bırakılması, programlarının dondurulması ve fonksiyonlarının alternatif mekanizmalara aktarılması şeklinde tezahür etti. Bu yaklaşım, Elon Musk’ın öncülük ettiği Department of Government Efficiency (DOGE) söylemiyle birleşerek, dış yardımı........

© Evrensel