menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AKP’nin iktidar stratejisi

32 0
03.06.2026

Türkiye siyasetinde son günlerde yaşananlar, kendisi de aslında bir tür içerilme sürecinin ürünü olan AKP’nin iktidar stratejisinin önemli bir yanıyla muhalefeti koopte etme, içerme çabası olduğunu ve iktidarın uzun süreli olma niteliğinde bu stratejinin önemli bir unsur olduğunu bir kez daha gösteriyor. 

AKP’nin bizzat kendisi Cihan Tuğal’ınkiler başta olmak üzere çeşitli çalışmalarda vurgulandığı üzere İslami muhalefetin neoliberal kapitalizme massedilmesi sürecinin bir örneği ve taşıyıcısı olmuştur. Ancak AKP de uzun iktidar süreci içinde çeşitli muhalif kişi, kurum ve yapıları benzer biçimde koopte ederek, kendi içine çekerek iktidarını sürdürmüştür.     

AKP’nin önceki süreçte merkez sağda yer alan isimleri içererek genel bir meşruiyet arayışı ile iktidar sürecine başladığını söylemek mümkün görünüyor. Ertuğrul Yalçınbayır, Cemil Çiçek gibi merkez sağ ve muhafazakâr gelenekten örneklerle AKP’nin başlangıçta yalnızca İslamcı bir hareket gibi görünmemek için ANAP ve DYP çevrelerinden ciddi kadro transferleri yaptığı biliniyor.

Ancak adı Mesut Yılmaz sonrası merkez sağın potansiyel lider adayları arasında görülen Erkan Mumcu’nun nispeten erken bir dönemde AKP’ye içerilmesi bu kooptasyon stratejisinin önemli bir örneği olarak görülmelidir. Bu içerilmenin neticesi Mumcu için önce Millî Eğitim Bakanlığı, ardından da Kültür ve Turizm Bakanlığı oldu. Sadece sağdan da değildi bu içerilme süreci CHP-SHP çizgisinden, CHP Genel Sekreterliği de yapmış olan Ertuğrul Günay 2007 seçimleri öncesinde Erdoğan’ın davetiyle AKP’ye katıldı ve ardından o da Kültür ve Turizm Bakanı yapıldı.   

Stratejinin daha büyük hamlesi AKP iktidarına rağmen, sistem dışı kalmış dindar-muhafazakâr alanın ve İslamcı eleştirilerin içerilmesiydi. AKP, “Millî Görüş gömleğini çıkardıktan" sonra iktidar olsa da bu tabandaki İslamcı itirazların tamamen soğurulduğu anlamına gelmedi. Numan Kurtulmuş ve onun Medeniyet Hareketi, HAS Parti bünyesinde bu itirazları sahiplenerek Erdoğan’a yükleniyordu. AKP, tabandaki İslamcı itirazları sönümlendirmek için kısa bir zaman içinde HAS Parti lideri Numan Kurtulmuş’u ve hareketini bünyesine kattı. 2011-2012 yıllarında Erdoğan’a yönelik sert eleştirileri ile öne çıkan Kurtulmuş 2012 sonunda partisinin büyük bir kesimi ile birlikte AKP’ye geçecekti. Böylece AKP’ye yönelik muhafazakâr eleştiri de önemli ölçüde eritildi. İyi bilindiği üzere Kurtulmuş bugün TBMM........

© Evrensel