Satılık güneş: Sermaye birikimi, piyasa yoğunlaşması ve arazi gasbı
Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) verilerine göre, Türkiye’de güneş enerjisinden günlük bazda üretilen elektrik, 15 Haziran Pazartesi günü 184 bin 466 megavatsaatle yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu rekor, uzun yıllardır yenilenebilir enerji sektörünü büyütmek amacıyla yapılan yatırımların, kamudan özel sektöre kaynak transferinin ve temelde doğanın metalaştırılmasının bir sonucudur.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ocak 2026 verilerine göre, toplam elektrik kurulu gücünün yüzde 62.5’ini yenilenebilir enerji oluşturmakta olup, bunun yüzde 21’lik bölümü güneş enerjisinden gelmektedir.
EMBER’in “türkiye elektrik görünümü 2026” raporu, güneşten elektrik üretiminin 2018’den 2023’e kadar istikrarlı bir şekilde arttığını; 2023 yılında 18.4 TWh olan üretimin 2025 yılında iki katına çıkarak 37.3 TWh seviyesine ulaştığını belirtmektedir.
Güneşin metalaşması, kuşkusuz sermaye birikiminin karakteriyle ilişkilidir. Yenilenebilir enerji, kapitalist üretimin yarattığı emek ve çevre yıkımı düşünüldüğünde sıklıkla makul ve “temiz” bir kaynak olarak kabul edilir. Ne var ki yenilenebilir enerji alanı; üretim ölçeğinin aşırı büyümesi, devlet sübvansiyonlarının artışı ve elektrik piyasasının özelleştirilmesiyle birlikte sermaye açısından “yenilenebilir enerji” olarak görülmektedir.
Türkiye kapitalizminin agresif büyüme stratejisi kapsamında ucuz enerji talebinin artışı, enerji yatırımlarını çeşitlendirmeye zorladığı kadar, enerji piyasasında özel sektörün pozisyonunu daha da güçlendirmektedir. Yenilenebilir enerji pazarında lisanslı ve lisanssız üretimde özel sektörün hakimiyeti, bu durumun göstergelerinden biridir.
Güneş enerjisi pazarı; Kalyon Holding, Limak Holding, İçkale-Cengiz Holding, Sabancı Holding, Akfen Holding, Zorlu Holding, Akkök Holding ile bunların uluslararası sermayeli ortaklıkları arasında paylaşılmış durumdadır:
• Karapınar GES (YEKA-1): Konya’da bulunan ve yaklaşık 1350 MW kapasiteye sahip Türkiye’nin en büyük güneş enerji santrallerinden biridir. Santralin sahibi Kalyon Holdingdir. Yaklaşık 20 bin dönüm arazi üzerinde kurulmuş olup 3.25 milyon panel içermektedir. Proje için 812 milyon dolar finansman sağlanmış; finansmanda İngiltere merkezli UK Export Finance, Amerikan JP Morgan ve altı Türk bankası yer almıştır.
• Erzin-1 GES (YEKA): Hatay’ın Erzin ilçesinde bulunan santralin kapasitesi yaklaşık 500 MW’dır. Limak Yenilenebilir Enerji tarafından işletilmektedir. Limak Yenilenebilir Enerji, Limak Holding bünyesindedir. Türkiye’nin büyük ölçekli GES projelerinden biri olarak yaklaşık 2 bin dönüm arazi üzerinde kurulmuştur. Finansmanında Ziraat Bankası, Almanya merkezli DZ Bank ve Fransa merkezli Euler Hermes yer almıştır.
• YEKA Erzin-2 GES: Hatay/Erzin’de bulunan santralin kapasitesi 136 MW’dır. Proje IC Enterra Yenilenebilir Enerji tarafından yürütülmektedir. Şirket yapısı İçkale ve Cengiz ortaklığına dayanmaktadır.
• Enerjisa Üretim GES’leri: Enerjisa Üretim’in güneş enerjisi kapasitesi yaklaşık 300 MW seviyesindedir. Santraller farklı illere yayılmıştır. Şirket, Sabancı Holding (Yüzde 50) ve E.ON (Yüzde 50)........
