menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Oyunun kuralı

41 0
16.05.2026

Ekonomi dünyasında şöyle bir kural geçerlidir. Fiyatların yükselme eğilimi döneminde alacaklılar kısa süreli, borçlular ise uzun süreli anlaşma yaparlar. Bunun sebebi çok açıktır; fiyatlar yükselirken kısa süreli anlaşmalarda alacaklı taraf zararlı, borçlu taraf ise kârlı çıkar. Bu kural faizler ile ilgili sözleşmelerde de geçerlidir. Bu kuralın, fiyat hareketlerinin denetlenemeyen, sık dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde devletle vatandaş arasındaki sözleşmelerde de geçerli olması gerektiği gün gibi ortadadır.

Evvelki gün Merkez Bankası açıklamasında, şubat ayında yapılan yüzde 16 enflasyon tahmininin yüzde 24’e çekildiği açıklandı. Yanılma oranı ise, yüzde 3-5 gibi kabul edilir düzeyde değil, Merkez Bankası sorumlularının ve tüm siyasi kadronun yüzünü kızartır derecede yüksektir. Üstelik bu yanılmanın, öngörülemeyen olağanüstü olaylara değil de, genellikle tahmin hatasına(!), belki de daha doğru ifadesiyle siyasi manevraya bağlanması daha geçerli olabilir. Son yıllara baktığımızda, örneğin, 2020 yılında yüzde 8.2 tahmine karşın, gerçekleşme yüzde 14.6; 2022 yılında yüzde 23.2 tahmine karşın, gerçekleşme yüzde 64.3; 2024 yılında ise yüzde 36.0 tahmine karşın, gerçekleşme yüzde 44.4 olmuştur. Görülüyor ki, konuyu salt bir tahmin hatası olarak ele almak yanlıştır. Konunun bir yanında denetlenemeyen bir süreç, diğer yanında ise denetlenmek istenen bir süreç bulunmaktadır. Diğer bir deyişle, bir yanda siyasi-yönetsel alanda yapılan yanlışlar nedeniyle denetlenemeyen enflasyon sürmekte, diğer yanda ise denetlenebilen siyasi kararlarla siyasetin yürüttüğü yanlış politikanın maliyeti toplumun bir kesimine yıkılmaya çalışılmaktadır. Böylece, toplumsal gelir dağılımı salt........

© Evrensel