19 Mart siyasal operasyonlarının birinci yılı geride kalırken: Muhalefetin liderleri hapiste iktidar meşruiyet sancısında
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesiyle başlayan siyasal operasyonlar silsilesi, bugün birinci yılını dolduruyor. Aslında söz konusu AKP iktidarı olduğunda, neredeyse ilk hükümeti kurduklarından itibaren, konjonktüre, ittifak ettikleri güçlerin niteliğine ve kendi güçlerinin niceliğine bağlı olarak politik operasyonlara giriştikleri söylenebilir. Buradaki politik sıfatı kimi zaman salt ekonomik çıkar ve alan paylaşımını içeren bir yöne de sahip olmuştur. Türkiye’nin 90’lı yıllarının kaotik vurgun ortamına dair faturanın Uzanlara kesilmesiyle, medya patronlarının gazetelerinin TMSF marifetiyle müsadere edilmesiyle başlayıp yakın zamanda Cinerlere, Canlara uzanan çökme harekatları gibi.
CHP liderliğinin darbe olarak adlandırdığı 19 Mart operasyonları ise siyasal alanı düzenlemeye dönük büyük çaplı yargı müdahalelerinin sonuncusuydu. Ergenekon, Balyoz, KCK, 28 Şubat davaları; sonra Cumhuriyet, Gezi, HDP, Barış Akademisyenleri davaları; bir tür torba yasa mantığıyla herkesin içine tıkıştırıldığı ‘FETÖ’ davaları… Bunlar 2007’den 2025’e kadar neredeyse kesintisiz olarak, ama farklı müttefikler ve siyasal amaçlarla sürdürülmüş, bir kısmı hala pek çok insanı mağdur etmekte olan politik müdahalelerdi. Önceleri Başbakanlığın, sonra Saray’ın yargı üzerindeki etkisinin düzeyine ve güncel ihtiyaçlara bağlı olarak tertiplendiler ve genellikle de —hiç değilse ilgili dönem açısından—amaçlarına ulaştılar. Rakip olabilecek politik-ekonomik merkezleri, direnç ve itiraz odaklarını yok ederek ya da etkisiz hale........
