menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Haydutluğun stratejik bağlamları

137 0
31.05.2026

ABD Başkanı Donald Trump’ın muhataplarına “Hadi oradan, densiz” dedirten dayatmalarını hepten onun narsist kibrine bağlamak sorunu basitleştiriyor. Soykırımcı Epstein Koalisyonu ‘nun İran savaşı, yanlış hesaplamalar yüzünden bozgun yese de arka planında bir sürü stratejik hedef barındırıyor.

İsrail’in Trump’ı bu savaşa sürüklediği gerçeği biraz Amerikan emperyalizminin kendini güncelleme ve yeniden tahkim etme arayışlarını gölgede bıraktı. Bir taraftan savaşın deklare edilmiş hedefine ulaşılamaması Amerikan-İsrail ikilisinin ayarlarını iyice bozdu. Artan tutarsız çıkışlarda bunun payı var.

Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki, İran’a karşı savaşa dönme tehditleri sürmenaj etkisi yaparken ABD’yi çıkmazdan kurtarmak için arabuluculuk yapan müttefikler de zorbalıklardan nasibini alıyor. Yine de kontrolden çıkan hırçınlık, ABD’nin hakimiyet ve kontrol savaşının dürtülerini içeriyor.

Trump 23 mayısta, sekiz ülke lideriyle İran’la müzakere edilen anlaşma taslağında Amerikan tarafında yer almaları için bir görüşme yaptı.

Toplantıya Türkiye, Pakistan, Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan, Emirlikler, Katar ve Bahreyn liderleri katıldı.

Trump, İran’la olası bir anlaşmayı imzalamak için bu ülkelerin İsrail’le Abraham Anlaşmalarını imzalamak zorunda olduğunu söyledi.

İlk bakışta sanki Trump hezimetin sonuçlarını bertaraf edebilmek için savaştan etkilenen müttefikler üzerinde baskı kurarak araya başka bir zaferi sıkıştırmaya çalışıyor.

İmkansızı zorlayan, irrasyonel duran ve tutarsız görünen bu tür dayatmalarda ABD’nin kendi jeopolitik gündemi açısından tutarlı yönler olabilir. Trump’ın pervasızlıkları sonuçta dikişleri patlayan hegemonyayı yeniden kurma arayışıyla ilgili. İmparatorluk kendi yarınında gördüğü karabulutları bugünden dağıtmaya çalışıyor. Abraham Anlaşmaları jeopolitik tasarımın merkezine İsrail’i koysa da bu daha büyük bir stratejik konseptin parçası. Ayrıca bu, devamlılığı olan partiler üstü bir yönelim.

Abraham Anlaşmalarının jeostratejik bağlamını ortaya koyan girişim Hindistan, Orta Doğu, Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) projesiydi. Trump 2020’de Emirlikler, Bahreyn, Fas ve Sudan’ı Abraham Anlaşmaları’na sokarak bir başlangıç yaptı. Abraham Anlaşmalarını ete kemiğe büründürecek olan IMEC ise Biden döneminde projeye dönüştü.

Bu proje, sadece, Hindistan’dan başlayıp Emirlikler, Suudi Arabistan ve Ürdün üzerinden İsrail’e bağlanan, oradan Avrupa’ya uzanan bir ticaret hattı olarak görülemez. Birden fazla stratejik katmana dayanıyor. ABD açısından öncelik, Çin’in 2000’lerden itibaren şekillenen Kuşak ve Yol Girişimi’nin önünü kesmek. Çin inanılmaz yatırımlarla Asya, Avrupa........

© Evrensel