Süreç ve muhalefet için büyüyen riskler
Cuma Çiçek, İmralı’da başlayan görüşmelerin ardından kamuoyuna yansıyan ve henüz önüne bir niteleme sıfatı eklemekte zorlandığımız, 18 aydır devam sürece ilişkin, Birikim.org’ta 7 Nisan 2026 günü yayımlanan ‘Süreç: İki hikâye tek yol’ başlıklı yazısında şöyle diyor: “Bu süreç uzun yıllardır Türkiye’de gündeme gelen diğer vakalara benzemiyor. Ne Güney Afrika ne Kuzey İrlanda ne İspanya/Bask ne de Filipinler/Bangsamoro ya da Endonezya/Açe süreçleriyle kıyaslayabileceğimiz bir süreç yok önümüzde. Adını koymakta fayda var; bu ne bir barış süreci ne de bir çözüm süreci.”
Bu sürece, belki, zaman zaman kendisinin de kullandığı, silahların susması durumuna işaret eden “negatif barış süreci” denebileceğini belirterek, “Üç kavramın kısaltmasından oluşan DDR, silahsızlan(dır)ma (disarmement), terhis (demobilization) ve yeniden entegrasyon (re-integration) süreçlerini tanımlıyor” diye devam ediyor.
Çiçek, CHP’li belediyelere yönelik devam eden operasyonlar ve seçilmişlerin tutuklanmaları ülkenin batı yakasında siyasi ve hukuki alanın demokrasi yönünde genişlemesine dair umudu büyütmek bir yana, seçimlere dair güvene büyük bir darbe vurduğunu belirterek, “En son Bursa Büyükşehir Belediyesi başkanının tutuklanması mevcut gidişatın süreceğini gösteriyor” diye devam ediyor.
Yazıdaki önemli bir başka saptama şöyle: “Ötesi, süreç mevcut çerçevesiyle Cumhur İttifakına siyasal alanı yönetmek üzere büyük bir manevra alanı sağlıyor. İktidar........
