Enerji üretelim, toprağı öldürmeyelim
Türkiye’de birçok rüzgar enerji santrali (RES) ve güneş enerji santrali (GES) uygulamasında arazi kullanımı yanlış planlanıyor. Yüzlerce dönüm arazi çitlerle çevriliyor. O alan artık ne tarım alanı oluyor, ne mera, ne de köylünün ortak yaşam alanı. Sanki enerji üretmek için toprağı hayattan koparmak zorundaymışız gibi davranılıyor.
Oysa böyle olmak zorunda değil. Dünyada bunun daha akıllı ve doğayla uyumlu örnekleri var. Güneş panellerinin altında ve rüzgar türbinlerinin bulunduğu alanlarda tarım ve hayvancılık devam edebiliyor. Aynı arazi hem elektrik üretebiliyor hem ürün verebiliyor, hem de kırsal yaşamı destekleyebiliyor. Buna güneş tarafında genel olarak agrivoltaik ya da Agri-PV deniliyor. Yani bu uygulama; tarım ile güneş enerjisinin aynı arazide birlikte planlanmasıdır.
Agri-PV uygulama şu şekilde oluyor. Güneş panelleri zeminden 4.5-5 metre yüksekte metal aksam üzerine uygun pozisyonda konumlandırılıyor. Altında traktör iş görebiliyor. Alanın her yanı bu panellerle kaplanmıyor. Birer sıra atlanarak monte ediliyor. Böylece bitkiler gün boyunca hem güneş alıyor hem de aşırı sıcaktan korunuyor. Bu gölge-güneş dengesi bazı ürünlerde verimi artırabiliyor. Aynı alanda hem tarım ürünü alınıyor, hem de elektrik üretiliyor. İspanya’da bunu zeytinliklerde bile yapmışlar. Yüz elli MW gücünde GES kurmuşlar. Üstte elektrik üretilirken........
