Muhalefetin asıl sınavı
İç siyaset iki kelimeye kilitlendi: Mutlak butlan. Tıpkı 19 Mart operasyonlarının başlangıcında olduğu gibi yine uzun bir bayram tatili öncesine denk getirildi kararın açıklanması. Özgür Özel ve yönetimi de tıpkı İBB merkezli operasyonlarda yaptıklarını yaptı, halka gitti. Hem Güvenpark’taki bayramlaşma hem de 2 Haziran Salı günü TBMM’de yapılan grup toplantısı, parti tabanını da CHP’nin oy oranı olarak anılan yüzde 30’un üzerindeki seçmen desteğini de aşan bir tepkinin yansımalarıydı. Türkiye’de seçme seçilme hakkının, çok partili hayatın, siyaset yapma hakkının asgari şartlarını dahi tehdit eden son gelişmelerden rahatsız çok daha büyük bir ‘kitle’nin tepkisinin ortaya konduğu anlara tanıklık etmemizi sağladı.
‘Tatil’ böyle geçilip TBMM merkezli siyaset yeniden sahne aldığındaysa halktaki bu tepkinin parti liderlerinin gündemlerine yansımalarını gördük. Mutlak butlan kararının ardından daha ‘ortadan’ konuşmakla eleştirilen DEM Parti’de Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan’ın grup toplantısında söylediği sözler önemliydi: “Bugün bir partinin kapısını kıran anlayış, yarın bütün siyasetin kapısına dayanır. Bugün Cumhuriyet Halk Partisine giden kolluk, yarın AKP’ye gider. Öbür gün MHP’ye, DEVA’ya, Gelecek Partisine, Saadet Partisine gider. Bize zaten........
