menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diz dövmemek için...

60 0
21.03.2026

Ben aslında bu yazıyı yazdım sevgili okur. Anlattım beş bin vuruşta haksızlık, hukuksuzluk, asıl niyet, kötü maksat vesaire.

Acımadan sildim, neyi anlatmaya çalışayım kaçıncı kere?

Mehmet Türkmen’i tutukladılar. BİRTEK-SEN Başkanını işçilere yaptığı konuşma yüzünden tutukladılar. Kolu kopan işçinin hesabı sorulmadı cümlesini halkı kin ve düşmanlığa tahrik saydılar.

Üç satır anlatıyor her şeyi ve zaten gazetemiz okuru bilir konuyu.

Biz biliriz de bilmeyen varsa diye biraz Mehmet arkadaştan bahsedeyim istedim. Haksızlığın karşısında durmak için haksızlığa uğrayanın ne kadar düzgün biri olduğunu anlatma çabasından yana değilim aslında. Hukuksuzluk özneye göre değerlendirilmez. Bu yazının maksadı o değil. Mehmet Türkmen esaslı bir sendikacı, gerçek bir yoldaş olmasa da tutukluluğu adaletsizlik o ayrı.

Lakin kimin yanında hizalanmak gereğinin altını çizmek gibi derdimiz de olmalı. Kaç vakada yeri geldi sarı öküzü vermeyecektik örnekleri havada uçuştu, kaç kere “O Ermeni’yi dövdürmeyecektik” kıssadan hisseleri anlatıldı. “O sendikacıyı tutuklatmayacaktık” keşkeleri ihtimaline karşı yazıyorum.

Mehmet Türkmen’i ilk kez hangi işçi direnişiyle tanıdım hatırlamıyorum. Benim dayanışma için gittiğim her yerde o zaten orada olurdu. Gidemediklerimizde de olurdu. Duymadıklarımızı da bize o duyururdu. Deprem bölgesinde gittiğimizde orada da olurdu.

Tanıyan herkes onaylayacaktır: Ortada bir haksızlık varsa Mehmet orada olur. Eğer sendikal mücadele üzerine çalışan bir akademisyenseniz Mehmet sizi bulur. Eğer örgütlenme üzerine okuyorsanız Mehmet sizi bulur. Eğer emekçi çocuğu bir müzisyenseniz Mehmet sizi bulur. Emekten yana bir yazarsanız Mehmet sizi bulur. Eğer taraf olmaktan çekinmeyen bir oyuncuysanız Mehmet sizi bulur. Eğer sınıfının farkında bir beyaz yakaysanız Mehmet sizi bulur. Çünkü dayanışma böyle örülür, örgütlü mücadele böyle güçlenir, çünkü işçiler ve emekçiler her şeyin en iyisine, her ilginin en büyüğüne layıktır. Bir bağımsız sendikanın direnişini globale taşıyarak kazandığı kaç kere vakidir? Yaptı, yapar. Davasına inanan insanın cüreti büyük olur. Mehmet cüret eder.

Koca koca konfederasyonlar bildik usul mitinglerini yapıp dağılırken, binlerce kişilik salonda, üstelik Gaziantep’te bir işçi festivali düzenleyecek, ülkenin rap, rock, halk müziğinin ünlü isimleriyle sahneyi dolduracak kadar büyük hayalleri ve azmi vardır. Zira verilen kavga yalnızca aç karın bir nebze daha doysun diye değil insanca bir yaşam içindir. Gerçekçi olup imkansızı istemeyi iyi bilir. İmkansızı da sıklıkla başarmaktadır.

Bir kere yalnız bir kere gittiğim yerde bulamadım Mehmet’i, İşçi Festivali için Gaziantep’e gittim. Sunuculuk yapıyorsanız Mehmet sizi bulur.........

© Evrensel