menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çiftçioğlu İbrahim’e veda

41 0
22.03.2026

Geçen hafta toprakla buluşan İbrahim Çiftçioğlu, elbette çok büyük bir ressamdı. Ama içindeki devrimcilik ateşini boyalara buladığı fırçasıyla tuval üzerinde dile getirirken, aynı zamanda ruhunun derinliklerindeki şairlik özelliğini de sezdirmeden kullanıyordu. Resimlerinin duygu yükünü görebilmek için, toplu eserlerini sergilediği zaman onlara verdiği adlarda açıkça görebiliriz.

“Gözyaşı Düşmüş Sabaha”, “Önce En Temiz Olan Vurulsun”, “Işık Biraz Daha Işık”, “Gök Ekini Biçer Gibi”, “Eylül’de Av”, “Karşıda Duvar Dibinde”, “Yalnızlığa, Direnişe, Hüzne Merhaba”, “Doğa, Kent, İnsanlık Halleri”, “Ne Desen Laf Değil” …

Her bir sergi adı, kapsadığı resimlerin genel başlığıdır ve her bir resim başlığa uygun şiir dizeleri gibi düşünülmüş ve yaratılmıştır.  

Bu özellik, İbrahim Çiftçioğlu’nun, işlemeye başladığı konu hakkında söyleyecek sözünün hep eksik kalacağı endişesi taşıdığını gösterir. Adeta “Ne söylesem bir eksik” duygusundadır. Fırçanın eksik bıraktığını sözle, sözün yetmediği yerde renkle ve biçimle anlatmaya çalışır.

Ama derdini yüklendiği sorunlar o kadar büyüktür ki, bir başına ve sahip olduğu yetenekler ve araçlarla bunları her yönüyle anlatmaya gücünün yetmeyeceğini de bilir.

Bu yüzden hem örgütlü mücadeleye inanır, hem de birçok tablosunda kitleleri yardıma çağırır, birlikte haykıracağı her kim varsa yanında görmek ister. Yalnızca insanları değil, doğayı, kuşları, ateşi ve hatta varsa melekleri sözünü tamamlamak için kendisine katar. Onun resimlerini bu gözle görüp anlamak için hem hikayeyi hem de anlatıcıyı iyi tanımak gerekir.

Çiftçioğlu’nun bir başka derdi, sözünü söyledikten sonra başlar. Kime konuşuyorum, kim beni anlıyor, kim benimle hemdert olabilir?

Sergilerinden birinin adı “Ne Desem Laf Değil” idi. Bu sözler Büyük Şair Nefi’nin bir şiirinin ilk dizesinden alınmıştır: “Tûti-i mucize gûyem, ne desem laf değil, ”  

Çevirmeye kalkışırsak şu anlama geliyor: “Mucizeler söyleyen papağanım, ama........

© Evrensel