Majestelerinin sendikaları
Emeğin mücadelesi bir güne, bir meydana, bir pankarta sığmaz. Her fabrika, her tezgahın önü, her tarla, her bilgisayar başı, her traktör, her mutfak emeğin, emekçinin hem en güçlü olduğu yer hem mücadele mevzisi. Emeğini satarak insanca yaşamaya çalışan, üreten, dünyayı, yaşamı inşa eden, şekillendiren, güzelleştiren ama yoksulluk ve yoksunluk içerisinde yaşam mücadelesi veren 8 milyar işçi hiçbir şey yapmadan sadece oldukları yerde zıplasa dünya değişir, sahtekarlar, hırsızlar, kendini üstün sanan faşistler, egoistler, şımarıklar, diktatörler, krallar, dolar milyarderi aç gözlüler kaçacak delik arar.
Baskıların, saldırıların, tehdidin, meydanlarda biber gazlı işkencelerin direnen madenciyi yıldıramadığını bütün dünya gördü. Açlığa, yoksulluğa baretleriyle, bedenleriyle, ruhlarıyla direndiler. Dedelerinin kanlarıyla elde ettikleri bir toprak parçasına üç kuruş parayla sahip çıkan iktidar destekli, iktidarı........
