Daha neyi bekliyorsunuz?
“Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.” Veciz konuşmalar yapma konusunda epeyce yetenekli olduğu görülen Bahçeli’nin son grup toplantısında dile getirdiği görüşler böyle. Ama Bahçeli görüş bildirme makamında mı oturuyor? Kendisi “Biz ittifak ortağıyız, iktidar ortağı değiliz” dese de iktidarın ortağı ve onun ve partisinin desteği olmadan Saray rejimi tek bir gün bile iktidarda kalamaz. Sayıp olsun dediği işlerde iç hukukun en yüksek organı Anayasa Mahkemesi kararları, dış hukukta AHİM kararları ile zaten dışarıda olması gereken, keyfi bir şekilde görevden alınan belediye başkanları, uluslararası hukukta da bir temeli olan umut hakkının kullanılması gibi konular.
Ana muhalefet partisinin bunların gerçekleşmesine -Öcalan sorunu biraz pürüzlü olsa da- bir itirazının olmadığı biliniyor. Muhalefetin diğer bazı partilerinden de bunlara yeşil ışık yakılacağı biliniyor. İktidar partileri olarak AKP ve MHP ise zaten bu “süreci” yönetiyorlar. Zafer Partisi, İYİP gibi partilerin itirazlarının ise bu gelişmeleri engellemeye güçleri yetmez. O halde sorun ne? Düne kadar gözlerinizi çevirdiğiniz Suriye’de Kürtlerin istekleri tümüyle karşılanmasa -Kürtler sağlam durmak ve yaşamlarını korumak zorundalar- da bir anlaşmaya varıldı. Geriye ne kalıyor. İktidarın vakanüvislerinden Selvi “Sıra Kandil’de” diyerek yeni hedefi açıklamış olsa da gerçekte iktidarın Kürt sorununun çözümü için değilse de politik ortamı yumuşatacak bazı adımlar atmasının önünde hiçbir engel bulunmuyor.
Ama bu adımlar atılmıyor ve bazı bahaneler ileri sürülerek sürekli olarak erteleme politikası devam edip gidiyor. Şimdi gözler AKP-MHP raporlarından farklı çıkması beklenmeyen komisyon raporuna çevrilmiş durumda. Saray rejimi hak ve özgürlüklere karşı kurduğu gerici, faşist........
