menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Pasifik, Baltık, Kırım, Ortadoğu, NATO’nun 40 yıllık Sünni ordu planı

16 0
03.04.2026

Kırım-Baltık Meselesi 13.yy’daki Moğol istilasına, en azından 1700’lere kadar geri gider. Bağdat, Mısır, Suriye, Filistin çok daha eskilere gider. İklim, toprak, altın iç içe geçer.  William Shakespeare’in (1564-1616) 400 yıl önceki dizelerine sahnelerine konu olur:

“Atinalı Timon” (Timon of Athens):“Altın! Sarı, pırıl pırıl, halis altın! Yok tanrılar…Şu kadarı yeter bunun çevirmeye karayı aka; eğriyi doğruya,Kötüyü iyiye; soysuzu soyluya; kocamışı gence; yüreksizi yiğide.… İşte buRahiplerinizi, kölelerinizi çeker alır elinizden;

Koca adamların yastıklarını alır başlarının altından;Bu sarı köleBağlar, çözer dinleri; günahkârı kutsar;Cüzamlıya bile taptırır insanı; alır hırsızı,Ünvan verir, nişan verir, şan verir”

Bugün yeni bir şey yazmayacağım, bir hatırlatmayla, güncel duruma not düşeceğim sadece.

Türkiye’nin 1945’ten sonraki dünya düzeninde, NATO’ya girişinden bu yana en köklü ikinci Kırım’ı kırılması bugünlerde yaşanıyor.

Namık Kemal’in “Vatan Yahut Silistre” şiiri Kırım’dan sonra yazılmıştı, Osmanlı’nın parçalanıp bağrından onlarca ulus veya sömürge devlet/devletçik doğmasına yol açmıştı Kırım’dan bugüne yaşananlar.

O zaman Fransa çok kışkırtmıştı. Bugün ABD ve NATO.

Penceremin önünde 6. kolordu ve İncirlik, haftanın penceresinden beş kritik haber

Fakültemin Güney pencereleri, benim ofisin penceresi de 6. Kolordu’yu, İncirlik’i görüyor. Bugün yağmurlu bir hava var, Akdeniz’e doğru çok güzel verimli biyolojik çeşitliliği, akarsuları, nehirleri, dalyanları ile müthiş bir ova duruyor. Her tür mikroorganizma, bitki, börtü böcek, canlı ve canlılığa açık bir ova. İncirlik 70 senedir bunun aksi yönünde, ölüm makinelerini hatırlatıyor. Haftanın penceresine yine kötü haberler düşüyor.

26 Mart 2026 Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bildirisi:

Açıklama 1 meğer NATO Irak Misyonu’ndaymışız: “NATO makamları tarafından bölgemizde son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında, ‘NATO Irak Misyonu”nun çekilmesi kararlaştırılmıştır.

Bu karar doğrultusunda Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir.

NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır.”

Açıklama 2 Katar’da kırıma uğrayan helikopter: “Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopter ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır. Kaza kırımın kesin nedeni Katar makamlarınca yürütülen inceleme sonucunda belirlenecektir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, üretilen yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin sahada performanslarını deneme, geliştirme ve eğitim faaliyetlerini yurt içi ve yurt dışında mühendis ve teknisyenlerimizle omuz omuza birlikte yapmaktadır.”

Açıklama 3 Adana’da 6. Kolorduda NATO çok uluslu kolordu karargahı: “Bakanlığımız tarafından, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargâhı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılması emredilmiş ve bu niyetimiz 2024 yılında NATO’ya beyan edilmiştir.

Bu kapsamda, bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargahın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, milli çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır.

Karargahın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir.”

24 Mart 2006. Açıklama 4 Anadolukavağı/Beykoz’da konuşlanması planlı Deniz Unsur Komutanlığı: “Çok Uluslu Kuvvet-Ukrayna Operasyonel Karargâhı Komutanı Tümgeneral Jean-Pierre Fague (Fransa) ve Komutan Yardımcısı Tümgeneral Richard Stewart Charles Bell (Birleşik Krallık) ile beraberindeki heyet tarafından, Anadolukavağı/Beykoz’da konuşlanması planlı Deniz Unsur Komutanlığına ziyaret gerçekleştirildi. Ziyarete, İstanbul Boğaz Komutanı Tuğamiral Özgür Erken ve Mayın Filosu Komutanı Tuğamiral Birol Orak ile Deniz Unsur Komutanlığı personeli de katıldı.”

31 Mart 2026. Açıklama 5 Türkiye ve 7 ülkeden -Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri- ortak açıklama: “Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, İsrail’in Kudüs’te Müslüman ve Hristiyanların ibadet özgürlüğüne yönelik kısıtlamalarına ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı.”

Daha pek çok haber var, ABD-İsrail’in İran-Yemen-Filistin-Lübnan-Suriye-Irak saldırıları da 10 binlerce noktayı vurarak sürüyor, Türkiye’de en azından radarların ABD lehine kullanıldığı anlaşılıyor. Daha neler kullanılıyor bilemiyorum ama Trump sürekli Türkiye’ye yaptıkları ve yapmamasını istediklerini yapmadığı için teşekkür edip duruyor.

En önemlisi tüm bunlar maalesef EMPERYALİZMİN ve onun parçası NATO’nun en az 40 yıllık planlarının haftaya yansımaları.

2002’deki yazıdan, 2015’teki köşeden: NATO’ya bağlı Sünni Ortadoğu ordusu

18 Aralık 2015’deki köşede bölgedeki bir oluşum ile ilgili şubat 2002 “Bilim Adamlarından Savaşa Karşı Yazılar” kitabındaki “Savaş Uygarlığı” bölümüne gönderme yapmıştım. Niyetler, planlar daha da eskiye gidiyor, en azından 1980’lere kadar, belki daha öncesine gidebilir. 2001’de bu planı Holbrooke’un açıkça yazmasından bu yana 25 yıl geçmiş. Ağlar adım adım örülmüş. 11 yıl önceki 18 Aralık 2015 tarihli “NATO’ya bağlı Sünni uşaklar ordusu” başlıklı köşe yazısından:

“Evrensel, 14 Kasım 2001. “Kabil’in Türkiye’nin ağırlıklı olarak yer alacağı bir “Müslüman barış gücü”ne devredilmesi önerisi, Türkiye tarafından olumlu karşılandı. (…)  ABD ve bölgede inisiyatif sahibi diğer ülkeler, Taliban’ın başkenti terk etmesinin ardından Afganistan’a nasıl bir gömlek giydirileceği üzerine pazarlıklar yürütüyor.(…)  Türkiye’nin ağırlıklı yer alacağı bir BM askeri gücünün Kabil’de görevlendirilmesi… Türkiye Dışişleri Bakanı İsmail Cem, BM Afganistan Özel Temsilcisi Lahdar Brahimi ve bazı ABD’li yetkililer söylemleriyle bu ihtimali destekliyor. (…) BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Afganistan Özel Temsilcisi Lahdar Brahimi, “özellikle Kabil’de düzeni sağlamak üzere” acele olarak bir askeri güç hazırlanmasını istedi. Brahimi bu gücün Türkiye, Ürdün ve Avrupa ülkeleri askerlerinden oluşmasını önerdi. (…) Bill Clinton döneminde ABD’nin BM Daimi Temsilciliği görevini yürüten Richard Holbrooke da The Washington Post gazetesinde yayımlanan makalesinde BM gücünü bir araya getirmenin çok uzun zaman alacağını, bunun yerine, NATO’nun tek Müslüman üyesi Türkiye’nin başını çekeceği, çoğunluğu Müslümanlardan oluşan çok uluslu bir gücün en uygun seçenek olduğunu kaydetti. (…) Avustralya’nın Doğu Timor’da oynadığı rolü kim oynayacak? En iyi seçenek, NATO’nun tek Müslüman üyesi, güçlü ve iyi idare edilen ordusuyla Türkiye olacaktır.” Holbrooke, bu güce Bangladeş, Fas ve Ürdün gibi ülkelerin de katılabileceğini belirtti.”

Aradan tam 14 yıl geçmiş aynı uç ordu ısıtılıyor. O gün Clinton veya Bush. Bugün Obama. 14 Aralık 2015. Suudi televizyonu Obama’nın çağrılarına yanıt olarak “terörizme karşı İslamcı koalisyon” oluşturulduğunu duyuruyor. Terörü yaratan NATO, Selefilere karşı Selefi Suudi Prens Muhammed bin Selman komutasında Suudi Arabistan, Ürdün, BAE, Pakistan, Bahreyn, Bangladeş, Benin, Türkiye, Çad, Togo, Tunus, Cibuti, Senegal, Sudan, Sierra Leone, Somali, Gabon, Gine, Filistin, Komor, Katar, Fildişi Sahili, Kuveyt, Lübnan, Libya, Maldivler, Mali, Malezya, Mısır, Fas, Moritanya, Nijer, Nijerya, Yemen İslamcı (Sünni) ittifakı oluşturuyor.

NATO için Batılı askerin maliyeti çok ağır bulunuyor. NATO uzun yıllardır dört uç ordu oluşturmak istiyor. Birincisi oluşturuldu bile: Afrika Birliği Ordusu. Bundan daha önemli üç uç orduya daha ihtiyaç var. Güney Kore’nin ve Japonların yükünü çekeceği Pasifik Ordusu, Ukrayna-Polonya’nın ağırlığını oluşturacağı Baltık Ordusu, Türkiye’nin belkemiğini oluşturacağı Sünni İslam Ordusu.” 

Tarihe tanıklıktan öte kötülük ettiğimiz kırılma anlarındayız

NATO’ya girdiğimizden bu yana Türkiye’nin bundan sonrasını derinden ve çok kötü şekilde etkileyecek bir dönüm/kırılma noktasındayız.

Zaten atı alan biraz Üsküdar’ı geçmiş, penceremden gözüken 6. Kolordu Kışlasına, İncirlik’e NATO Kolordusu oluşturma planlarını tamamlamış, uygulamasına geçmiş bile de şimdi bu atı/kaderimizi çalan hırsızla yola devam etmeme, en azından uzak durmayı başarabilmeyiz.

Yoksa Türkiye’yi NATO kolordusunda pek iyi günler, pek iyi bir gelecek beklemiyor.

Namık Kemal 1872: “-Anneciğim! Anneciğim! Daima babamı düşünmek için açtığın, hazırladığın fikirde başkası geziyor! Daima seni sevmek için terbiye ettiğin, büyüttüğün gönülde başkası hükmediyor!”

Sıtkı Bey -Öyledir, ama niçin ianeden şikâyet edelim! İnsaniyet, medeniyet bizi haklı görüp de imdadımıza koşunca, neden memnun olmayalım? Bize yakışan vatan muhabbetidir, gurur değil!

Askerler, Padişahımızın bir kalesini kurtardık. Birçok şehit de verdik. Haydi, bakalım, bana bir (Padişahım çok yaşa!) çağırın.

Asker (Trampete çalınarak)

*** — Padişahım çok yaşa! ****

(- Padişahım çok yaşa!)

(Perde Kapanır.)” (Vatan yahut Silistre).


© Evrensel