menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kapitalist öğretim olur ama kapitalist eğitim olmaz

32 0
12.06.2026

Her yeti kazandırma bir öğretimdir ancak her öğretim bir eğitim değildir, eğitim olumlu yetiler edindirme etkinlikleridir. Bugün yaygın olarak liberal iktisat anlayışına dayalı ticareti/kârı maksimize etmeyi amaç sayan piyasanın düzenleyici olduğu kapitalist düzenin hakim olduğunu kabul edersek, eğitim bakımından şu ana soruyu sormak gerekmektedir: Liberalizm; neyi amaç saymaktadır, liberal eğitim olabilir mi?

Kapitalizm: Mülk birikimi/kâr amacı veya hakimiyeti

Kapitalist öğretim anlayışının analiz ve değerlendirmesi kapitalizmin tanımına tarifine bağlı bulunmaktadır. Buradaki tanım ve tarifler de geniş bir literatüre ve insanlığın tecrübelerine dayalıdır.

Devlet kapitalizmi dahil bireysel veya düzen halinde her tür kapitalizm olur. Eğer temel amaç; mülk birikimi, daha fazla mülk edinimi ise, kısaca temel amaç maddi zenginliği artırma ise, bu kendi kendisinin amacı (mutlak tin) ise amaç veya fikir olarak böyle bir eğilim veya düzen pür kapitalisttir.

Böyle bir eğilim veya düzen; doğa, insan ve toplumla çelişik olduğundan saf hali hiç olmayacaktır, “hakim” hali olacaktır. O halde, kapitalizmi pratikte saf olarak değil, “hakim eğilim”, “hakim düzen” olarak tarif edebiliriz, “amacı/fikri” bakımından temel bir “yönelim hali” olarak tarif edebiliriz. Hayatın temel amacını mülk birikimine bağlayan her yönelim kapitalist sayılır. Böyle bir amacın garanti edildiği bir anayasal düzen kapitalist anayasal düzendir. Bu yöndeki her etkinlik kapitalist eylemdir.

Dünya ile ilişki bakımından “birikim” ile “ihtiyaç” veya “kullanım” karıştırılmamalıdır. Sahip olma değil de doğal, insani, toplumsal yaşamaya yönelik etkinlikler kapitalist etkinlikler değil doğal, insani, toplumsal yaşam etkinlikleridir. En vurgulu şekilde Fromm ve Marcuse’un dikkat çektiği “sahip olma” ile “olma” farklı şeylerdir, “sahip olma” diğerinin “olmasını” yok saydığı, her şeyi araçsallaştırdığı (bencilleştirdiği) halde “olma” bizzat her var olanın olmasını şart saymaktadır.

Kapitalizm ve emperyalizm aynı şey: Ürettiğinden fazlasını çalma 

Proudhon “Mülkiyet hırsızlıktır” diyordu. Kapitalizmin, emperyalizmin en yalın tarifi sayılabilir, praksiyolojik bakımdan kapitalizmin/emperyalizmin yaptığı doğaya kattığından fazlasını alma ve toplumsal olarak ürettiğinden fazlasına el koymadır. Kapitalist veya emperyalist etkinlik, bir çalma etkinliğidir.

Kapitalizmin ulusalı ve emperyalisti aynı şey

Mecelle, hukukun temel ilkesidir: Bir şeyin azı veya çoğu nitelik olarak aynı şeydir (“Çoğu haram olanın azı da haramdır.”), miktar bakımından farklıdır. Yani önce amaç ve nitelik gelir, bunun niceliği veya tarafları ilinekseldir. Kapitalizm ulusal sınır tanımaz, ulusal sınırda olanı da daha yayılmak isteyen emperyalist eğilim olmaktan çıkmaz. Kapitalizmin ulusalı küreseli kapitalizmdir.

Ulusalı da küreseli de kapitalist olduğu halde, böyle bir durumda, teoriye/felsefeye/bilime ne düşer, eğitim nedir, kapitalist düzende eğitim mümkün müdür?

Teoriden fazlası siyasetin, ahlakın temel tanımı: 11.tez veya “Bir şey kötü ise düzeltmek gerekir”

Karl Marx ile Max Weber arasındaki fark, teori ile pratik arasındaki ilişkinin ne olması gerektiğine dairdir.

M.Weber, bilimin/teorinin siyasete/praksise dair olmadığı görüşündedir, bu durumda “hoca ile önder” karışacaktır, bunu en fazla dinler/teoloji yapmaktadır.

Marx bilimin teori olduğu, teorinin gerçeği........

© Evrensel