menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Uyanınca ilk iş bunu yapıyorsanız büyük tehlikedesiniz!

6 0
05.06.2026

Sabah gözünüzü açtığınızda ilk yaptığınız şey ne oluyor? Muhtemelen çoğumuz için cevap hiç değişmiyor...

Henüz gün ışığı odamıza tam dolmadan, başucumuzda duran o parlak ekrana uzanmak. Daha afyonumuz patlamadan, zihnimiz uykunun o huzurlu evresinden çıkamadan; WhatsApp mesajları, Instagram beğenileri, haber sitelerinin son dakika bildirimleri ve e-postalar adeta yüzümüze çarpıyor. Gün boyu cebimizde sürekli titreyen, "bana bak, beni kontrol et, beni asla yalnız bırakma" diye bağıran bir cihazla yaşıyoruz. Sahi, biz en son ne zaman sadece gökyüzüne bakarak, hiçbir şey düşünmeden, elimiz cebimize gitmeden öylece beş dakika oturduk?

Modern dünyanın yeni nesil bağımlılığı artık gizli saklı yaşanmıyor; hepimizin elinde, herkesin gözü önünde. Adına "akıllı telefon" dediğimiz o küçük kutular, artık sadece birer iletişim aracı değil. Onlar bizim yerimize düşünen, neyi ne zaman tüketeceğimize karar veren ve en önemlisi zamanımızı çalan birer zaman makinesi.

Her iki dakikada bir ekranın aydınlanması, gelen o tiz bildirim sesi ya da telefonun masanın üzerinde titremesi aslında masum birer haberleşme uyarısı değil. Psikolojide "ödül mekanizması" olarak adlandırılan ve bizi sürekli ekrana bakmaya zorlayan algoritmik birer kanca. Telefonlarımız bizi çağırdığında irademiz devre dışı kalıyor. Bir mesaja bakmak için açtığımız o ekranda, kendimizi iki saat boyunca hiç tanımadığımız insanların hayatlarını yukarı doğru kaydırarak izlerken buluyoruz. Soru çok net. Biz mi telefonu kullanıyoruz, yoksa telefon mu bizi parmağında oynatıyor?

Sosyal medya platformları bize uzun yıllardır harika bir illüzyon satıyor: "Eğer online değilsen, dünyada olup biten her şeyi kaçırıyorsun."

Modern literatürde FOMO (Fear of........

© Eskişehir Anadolu