menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eskişehir’de yaklaşan felaket

27 0
14.03.2026

Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Selma Güder, Eskişehir’de yaklaşan susuzluk felaketine dikkat çekti. Yıllardır uzmanlar, büyük felakete dikkat çekiyor. Ancak bizler sorunlarımızı çözmek yerine, birbirimizle kavga etmeyi tercih ediyoruz.

Kuraklığın nasıl bir felaket olduğu hakkında, bizim neslimizin hiçbir fikri yok. Çünkü kendimize barajlar inşa ettik ve 6 – 7 yılda bir gerçekleşen kuraklıklardan fazla etkilenmedik. Ancak şimdi işler değişiyor. Artık kuraklık 6 – 7 yılda bir gerçekleşmiyor. Son üç yıldır sürekli devam eden bir susuzluk sorunumuz var. Böyle olunca barajlarımızdaki sular da yeterli olmuyor. İşin kötü tarafı uzmanların, bu yıl da kuraklıkla karşılaşacağımızı söylüyor olması.

Eskişehir büyük ihtimalle kuraklıktan en çok etkilenecek illerin başında bulunuyor. Nitekim Tarım Bakanlığı Türkiye genelinde 52 ilçede su kısıtı uygulaması başlattı ve bu 52 ilçenin 6’sı Eskişehir’de bulunuyor.

Peki çözüm ne? 

Çözüm Sayın Selma Güder’in de ifade ettiği gibi tarımda planlama yapılmasından geçiyor. Mısır gibi, pancar gibi ve ayçiçeği gibi çok su isteyen ürünleri terk edip, hububat ağırlıklı bir ziraate geçmemiz lazım. Ama bu konuda da hiçbir adım atmıyoruz. Siyaseten boş konuşmalar ve karşılıklı suçlamalar üretmenin dışında bir şey yapmıyoruz.

Sanayici de isyan ediyor

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehirli sanayicilerin üretimi sürdürdüklerini, ancak kârlarının her geçen gün azaldığını söyledi. 

Şimdi öyle bir memlekette yaşıyoruz ki herkes isyan ediyor. İşçi isyanda, esnaf isyanda, çiftçi isyanda, doktorundan avukatına kadar her meslek grubu isyanda. Gariban emeklileri saymıyorum bile. Normal olarak herkesin fakirleştiği bir ülkede, birilerinin zenginleşmesi gerekir. Ancak sanayicimiz de isyanda. Sanırım bu memlekette sırtını AK Parti’ye dayayan elitler hâriç herkes isyan ediyor.

Kesikbaş’ın da ifade ettiği gibi sanayicimiz üretimi artırıp, ihracat yapıyorsa, kâr oranlarının artması gerekirdi. Ancak ağır vergiler ve döviz kurunun baskılanması gibi sorunlar yüzünden sanayicimiz de para kazanamıyor. 

Şimdi birileri çıkıp “Amerika savaş açtı” gibi bahaneler üretip, suçu yine başkalarına atarak algı yaratmaya çalışacaktır. Elbette dünyada savaş olmasının bazı zararları olabilir. Ancak 4 yıldır savaşan Ukrayna’da enflasyon yıllık 8,7 ise ve Türkiye’de yüzde 50’lerde seyrediyorsa, ortada başka bir durum var demektir.

Ve bu “Başka durum” dediğimiz şey, mevcut........

© Eskişehir Anadolu