menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

3 MAYIS VESİLESİYLE YENİ BİR SİYASAL MEŞRUİYET KAYNAĞI OLARAK MİLLİYETÇİLİK

142 0
02.05.2026

3 Mayıs’ı sadece bir anma günü olarak değil, siyasal muhasebeyle değerlendirmek zorundayız. Çünkü milliyetçilik, yalnızca duygusal bir aidiyet değil; demokratik meşruiyetin, siyasetin sınırlarını ve toplumun ortak hedeflerini belirleyen kurucu bir fikriyattır.Bugün Türkiye’de ihtiyaç duyulan şey, sloganlarla köpürtülen bir milliyetçilik değil; demokratik meşruiyeti üreten, devlet-toplum ilişkisini yeniden tanımlayan muhtevası zenginleştirilmiş bir milliyetçiliktir.

Türkiye’de milliyetçilik uzun süredir siyasetin araçsallaştırdığı bir kavrama dönüştürüldü. Bazı dönemlerde “ayaklar altına alınan”, kriz dönemlerinde ise “beka” söylemiyle yeniden hatırlanan bir milliyetçilik anlayışı, toplumsal güven üretmez. Bu yaklaşım, milliyetçiliği ilke olmaktan çıkarıp taktik bir söyleme indirger. Oysa milliyetçilik, günü kurtarmanın değil; devleti meşrulaştırmanın, toplumu bütünleştirmenin ve geleceği kurmanın fikrî zeminidir.

Milliyetçilik, bizatihi bir savunma refleksi değildir; bir inşa iradesidir. Sadece tehdit anlarında hatırlanan bir duygu değil; refahı, hukuku ve özgürlüğü büyüten bir siyasal programdır. Bu anlamda milliyetçilik; vatandaşın onurunu, devletin adaletini ve toplumun ortak........

© Enpolitik