Savunmanın tasfiyesi: Yargının üvey evladı ve dijital giyotin
Unutulmasın ki; adalet, teknik bir çıktı değil, insani bir muhakemedir. Yapay zeka asistan olabilir ancak asla kürsünün veya savunma sırasının sahibi olamaz. Savunmayı dışlayan her sistem, eninde sonunda kendi meşruiyetini kaybeder. Karşı oyun o sarsıcı uyarısı kulaklarımızda çınlamalıdır: Hukuki yardım, müdahaleyi de kapsar; aksi takdirde savunma hakkı sadece kağıt üzerinde bir ölü metindir.
Danıştay 10. Dairesi’nin 2024/4301 Esas sayılı dosyasına konu olan ve müdafiin ifade sürecindeki etkinliğini adeta bir "istatistik nesnesine" indirgeyen yönetmelik maddesi, aslında münferit bir düzenleme değil; köklü bir dışlama zihniyetinin dışavurumudur. Bugün yargı sistemi içerisinde avukat, ne yazık ki uzun süredir "yargının üvey evladı" muamelesi görmekteydi. Ancak gelinen noktada Adalet Bakanlığı, Avukatlık Kanunu’nu açıkça çiğneyerek savunma makamını yargının dışına iten, onu sistemin çarkları arasında bir "pürüz" olarak gören tehlikeli bir süreci........
