Yıllarca bağırdım, Kuyu’da birileri var diye
Gündüz aydınlığında, evladımın iteklemesiyle kendimi kapkaranlık bir kuyunun dibinde buldum.
Bağırdım. Sesim kısıldı, boğazım yandı, yüreğim yoruldu ama hiç susmadım. İnsanlar koştu. Eller uzandı. İpler sarkıtıldı. Karanlığın içinden çıkanlar oldu. Ben de o ellerden biriydim. Başkalarının kuyusuna eğildim, seslerini duydum, çıkmaları için bağırdım.
Gündüz aydınlığında, evladımın iteklemesiyle kendimi kapkaranlık bir kuyunun dibinde buldum.
Yüzme bildiğimi sandım. Kolum, kanadım, yüreğim hep başkalarını çıkarmak için çalışmıştı. Şimdi kendi bedenim bana itiraz etti. “Sen buradasın” dedi. “Sen de düştün.” Utanç geldi. “Sen şu anda başka kuyulara düşmüş insanlar için feryat etmeliydin” diye fısıldadı içim. Utanma duygusu insanı öldürmese hiçbir duygu öldürmez derlerdi........
