NATO Zirvesi, jeopolitik avantaj ve iç siyaset
NATO zirvesi üzerinden elde edilen jeopolitik momentumun iç siyasete aktarılması, Türkiye’de iktidar-muhalefet ilişkilerinin ve kurumsal dengelerin geleceği açısından kritik bir eşik oluşturmaktadır.
Günümüz Türk siyasetinde iktidarın son NATO zirvesini ele alış biçimi ve bu uluslararası platformu kendisine atfettiği role dönüştürme stratejisi, yakın vadede iç siyasete yönelik sistematik dizayn girişimlerinin muhtemel bir habercisi olarak değerlendirilebilir.
Bu öngörü, spekülatif olmaktan ziyade, mevcut siyasal dinamiklerin mantıksal bir uzantısıdır. Zira bugün karşı karşıya olduğumuz iktidar yapısı, yirmi beş yıl öncesinin siyasal paradigmasından niteliksel olarak ayrışmaktadır.
Yirmi beş yıl önceki iktidar, belirli bir ideolojik ve toplumsal zeminin ürünü olarak ortaya çıkmış, görece tutarlı kırmızı çizgilere ve kurumsal bağlantılara sahip bir aktördü.
Günümüzde ise iktidar, kendisini var eden orijinal siyasal düzlemle bağını büyük ölçüde koparmış, konjonktürel gelişmeleri stratejik sermayeye dönüştüren, iktidar sürekliliğini temin etmek amacıyla her türlü pragmatik ilişkiye açık, hibrit bir yapıya evrilmiştir.
Bu evrilme sürecinde en belirgin özellik, geleneksel kırmızı çizgilerin silinmesi ve tek bir mutlak önceliğin öne çıkmasıdır. İktidarın her koşul altında muhafaza edilmesi.
Bu yapısal dönüşüm, iktidarın gündem belirleme kapasitesi........
