menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Her savaştan fırsat yeşermez

36 0
26.03.2026

18 Mart Riyad Bildirisi, bize bu savaşın yeni ve çok daha tehlikeli bir yüzünü göstermiş oldu.

18 Mart Riyad Bildirisi, bize bu savaşın yeni ve çok daha tehlikeli bir yüzünü göstermiş oldu. Bu bildiri, eğer mevcut gidişat devam ederse, Körfez ülkelerinin tamamının savaşa fiilen dahil olmasının önünü açan bir metin olarak okunmalı.

Bu da bölgenin toplu bir cehenneme sürüklenmesi anlamına geliyor. Evet, kimi krizler ve savaşlar yeni fırsatlar doğurur, bu doğru. Tarih boyunca bazı çatışmalar, yeni ittifaklar, sınırların yeniden çizilmesi, güç dengelerinin değişmesi gibi sonuçlar üretmiştir. Ama böylesi bir cehennemden, yani milyonlarca insanın ölümüne, enerji hatlarının çökmesine, mülteci dalgalarına ve uzun yıllar sürecek istikrarsızlığa yol açacak bir yaygın savaştan fırsat yeşermez. Yeşermesi de beklenmemeli.

Her şey 18 Mart 2026’da Riyad’da başladı – ya da daha doğrusu, o gün zirveye taşındı. Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün, Mısır, Azerbaycan, Pakistan, Lübnan ve Suriye’nin dışişleri bakanları bir araya geldi. Toplantı sırasında bile Riyad’a balistik füzeler düştü; patlamalar duyuldu, gökyüzünde ateş izleri yükseldi. Katar’da enerji tesisleri vuruldu, Kuveyt füzeleri havada etkisiz hale getirdiğini açıkladı. Bakanlar, bombaların gölgesinde oturup ortak bildiri hazırladı.

Bu bile başlı başına sembolik bir mesaj: İran, toplantıyı doğrudan hedef alarak “sizi........

© Elips Haber