Devlet aklı efsanesi
Bu sosyoloji, sadece siyasette değil, bürokraside, orduda, ekonomide, eğitimde, medyada ve hatta günlük hayatın alışkanlıklarında kendini gösterir.
Yetmezlikleri örtmenin en kolay ve en etkili yolu Devlet aklı efsanelerini hep diri tutmaya çalışanların ortak özelliği, kendi yetmezliklerini ve kendi yetersizliklerini örtmeye çalışanlar olduğu o kadar açık ki.
Bu işin içinde olan herkesin çok iyi bildiği bir gerçek var aslında. İşler sarpa sardığında, başarısızlıklar üst üste yığıştığında ya da toplumun gözünün içine baka baka büyük hatalar yapıldığında hemen ortaya çıkan o sihirli kelime “Devlet aklı öyle gerektirdi.”
Bu cümleyle birlikte tartışma biter, eleştiri susturulur ve sorumluluk dağınık bir sis bulutunun içinde kaybolur gider.
Elbette belli güç odakları hep olmuştur. Tarih boyunca daima var olmuşlardır. Kimi zaman bu güç odakları birbirleriyle kıyasıya çatışmış, kimi zaman da çıkarları örtüştüğü anda hızlıca koalisyonlar kurmuşlardır.
İşte tam bu güç odaklarının toplam bileşimine biz “devlet” diyoruz zaten.
Devlet, romantik bir ideal ya da kutsal bir varlık değildir. somut çıkarların, güç ilişkilerinin ve kurumsal sürekliliğin yarattığı dinamik bir ağdır. Bu ağın içinde yer alan aktörler bazen ideolojik görünebilir, bazen milliyetçi, bazen de tamamen pragmatik olabilir.
Ama hepsinin ortak noktası, kendi varlıklarını ve etkilerini korumak için sürekli bir mücadele içinde olmalarıdır.
Bu güç odaklarının uluslararası ilişkileri ve bölgesel güç merkezleriyle bağlantıları ise zorunludur.
Hiçbir devlet, hele hele coğrafi konumu ve tarihi........
