menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Barış süreci ve cevapsız kalan 'nedenler'

15 0
16.10.2026

Her tarafın kendi ezberi var. İktidar tarafında “devlet politikası haline geldi, ilerliyor, başarıya ulaşacak” tekrarı; muhalefetin bir kesiminde süreci ya tamamen reddeden ya da derinlemesine sorgulamaktan kaçınan tutum; Kürt siyasetinde ise hem “sabırlı olun, yüz yıllık mesele birkaç ayda bitmez” hem de “artık engel kalmadı, adım atın” vurgusu aynı anda dolaşıyor.

İktidar da, muhalefet de, Kürt siyaseti de kapılarını kendilerini övenlere sonuna kadar açık tutuyor. Kapıların bu kadar ardına kadar açıldığı bir yerde “neden”, “niçin”, “niye” ve “nasıl” soruları anlamsız kalıyor. Her taraf övücülerle doluyor; her şeyi her zaman bilenler, ezberlerini bıktırıcı bir şekilde tekrar edenler baş tacı ediliyor. Bu tablo, sorunlara çözüm bulmak yerine sorunları çürüterek ötelemekten başka bir sonuç üretmiyor. Ertelenen meselelerin neden ertelendiğini izah etmekte zorlanan, daha doğrusu izah etmek için yeterli donanım ve birikime sahip olmayanların varlığı yüzünden her şey boş umut dalgasının içinde kaybolup gidiyor.

En basitinden barış sürecinin gidişatıyla ilgili takvimlerin havada uçuştuğu bir dönemde Mehmet Uçum’un “sürecin uygulaması 2027’nin ilk yarısı bitmeden olur” demesiyle Numan Kurtulmuş’un gecikmeleri “sorun değil” çerçevesinde karşılamasının arka planında neler olduğu; sürecin böyle devam ederse Öcalan’ın koordinatörlüğü dışında somut adımların, hele ki dağdan inişlerin bir seçim sonrasına kalma ihtimalinin nedenlerinin iç politikadaki sıkıntılar mı, bölgesel gelişmelerin belirsizliği mi, yoksa örgütün siyasete dönüşündeki pratik sorunların yaratacağı duruma kimsenin hazır olmaması mı olduğu gibi sahici sorular ve öngörüler, övgüler yüzünden hiç sorulmuyor. Bu net ve açık durum, diğer tüm sorunlarda var olan cevapsızlıkların aynası olarak karşımıza çıkıyor.

Süreç, Öcalan’ın 27 Şubat 2025’teki çağrısının ardından PKK’nin fesih ve silah bırakma kararlarıyla ivme kazanmıştı. 2026 Ağustos’unda Meclis’te geniş bir oyla çerçeve yasa çıkarıldı. Takip ve Değerlendirme Kurulu kuruldu, alt komisyonlar oluşturuldu. Öcalan’a silahsızlanma ve stratejik koordinasyon tarafında bir rol biçilmesi konuşuluyor; hükümlü statüsünün değişmeyeceği, infazın askıya alınmayacağı vurgulanıyor. Irak’ın kuzeyinde kamp ve mağara boşaltmaları........

© Elips Haber