AK Parti ve kriz yönetme sanatı
AK Parti, yirmi beş yıllık iktidarında ilk kez kendi toplumsal tabanı ve zamanla görünür yüzü haline gelen aydınlarıyla aynı anda bir kırılmanın eşiğinde. Bu, dışarıdan yükselen bir muhalefet dalgası değil. Partinin kendi içinden, kendi emanet dilinin içinden gelen bir sorgulama.
AK Parti, yirmi beş yıllık iktidarında ilk kez kendi toplumsal tabanı ve zamanla görünür yüzü haline gelen aydınlarıyla aynı anda bir kırılmanın eşiğinde. Bu, dışarıdan yükselen bir muhalefet dalgası değil. Partinin kendi içinden, kendi emanet dilinin içinden gelen bir sorgulama. Fon krizi bu sorgulamayı tetikleyen bahane değil, bahaneyi imkânsız kılan tablo. Çünkü olan biten herkesin gözü önünde cereyan ediyor; küçük birikimini güvenerek koyan da, o güveni yıllarca taşıyan da, şimdi aynı hesabın içinde.
Uzun yıllar parti, krizleri dışarıya karşı bir mevzi olarak okumayı başardı. Kur şoku, enflasyon, deprem, siyasi operasyon iddiaları… Taban, zararı çoğunlukla “bize karşı” diye konumlandırabildi. İçeriden yükselen sesler ya bastırıldı ya da zamanla unutulan bir rahatsızlığa indirgendi. Fon dosyasında bu konum zor. Zarar, muhalefetin uydurduğu bir anlatının içinde değil, partinin kendi yakın çevresinin de adının geçtiği bir piyasada, vatandaşın kendi parasıyla duruyor. SPK’nın tasfiyeye aldığı yüz otuz bir fon, dört yüz elli beş bin tekil yatırımcı ve geri dönüşü belirsiz bir kayıp, “sınırlı bir sorun” cümlesiyle kapanmıyor. Çünkü sınırlı olan, mağdurun hayatı değil.
Bu yüzden içeriden gelen itiraz, alışılmış bir muhalefet gürültüsüne benzemiyor. Bülent Arınç’ın “hepsi teşhir edilmeli, söz tutulmazsa seçim kaybedilir, daha kötüsü insanlar hislerini kaybeder” demesi, tesadüfi bir çıkış değil. Serkan Bayram’ın “ucu bana da dokunsa sonuna kadar gidilsin” çağrısı da öyle. Aydın Ünal’ın uyarı tonu da. Bunlar partiye karşı duran isimler değil. Uzun süre partinin görünür yüzü olmuş, tabanın dilini bilen, o dilin içinden konuşan isimler. Yirmi beş yılda içeriden hiç ses çıkmadı demek abartı olur. Ama sesin bu kadar açık, bu........
