menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye'nin yol ayrımı

16 0
26.07.2026

Dünyada artık rekabet ucuz iş gücüyle değil; teknolojiyle, bilgiyle ve katma değerle yapılıyor. Küresel ekonomiye yön veren ülkeler, her ürünü üretenler değil; dünyanın vazgeçemeyeceği ürünleri üretenlerdir.

Bugün çip denildiğinde Tayvan, ileri batarya teknolojileri denildiğinde Çin, hassas makine üretimi denildiğinde Almanya akla geliyor. Çünkü bu ülkeler, belirli alanlarda dünyanın vazgeçilmez tedarikçileri olmayı başardılar.

Türkiye'nin de artık benzer bir hedef belirlemesi gerekiyor. Dünyanın, "Bu ürün en iyi Türkiye'de üretiliyor." diyeceği birkaç stratejik alanda küresel lider olmalıyız. Çünkü gelecekte zenginleşen ülkeler, en çok üretenler değil; en kritik teknolojileri geliştiren ve en yüksek katma değeri oluşturan ülkeler olacaktır.

Bunun için yalnızca özel sektörün çabası yeterli değildir. Devlet; sanayi, teknoloji ve ihracat politikalarını uzun vadeli bir vizyonla şekillendirmeli, stratejik sektörleri ve bu alanlarda faaliyet gösteren şirketleri güçlü biçimde desteklemelidir. "Milli Stratejik Şirket" tanımı oluşturularak bu firmalar; finansmandan Ar-Ge'ye, nitelikli insan kaynağından ihracat desteklerine kadar özel teşvik mekanizmalarıyla desteklenmelidir.

Daha da önemlisi, hükümetler değişse bile yönü değişmeyecek, en az yirmi yıllık bir Milli Sanayi ve Teknoloji Stratejisi hazırlanmalıdır. Sanayi politikaları günlük siyasi tartışmaların değil, devlet aklının konusu olmalıdır.

Ancak sanayi dönüşümünün temelinde eğitim vardır. Yüksek teknoloji üreten ülkelerin en büyük sermayesi yetişmiş insan........

© Elips Haber