Üsküdar’da demokrasi adına utanç sahneleri
Sinem Dedetaş tutuklandıktan sonra Üsküdar Belediye Meclisi’nde CHP’nin 27, Cumhur İttifakı’nın 17 üyesi vardı. Aslında normal şartlarda seçimi CHP kolayca kazanacaktı.
Üsküdar’ın seçilmiş belediye başkanı Sinem Dedetaş’ın 29 Temmuz’da gözaltına alınıp tutuklanmasından beri Üsküdar Belediyesi’nin başkanvekilliği seçimlerinde demokrasi ve millet iradesi adına bir rezalet yaşanıyor.
Gerçi Sinem Dedetaş’ın siyasi gerekçelelerle tutuklanmış olması zaten başlı başına büyük bir sorun ancak başkanvekilliği seçiminde yaşananlar AKP Türkiye’sinde demokrasinin düştüğü seviye adına yeni bir eşik.
Önce bir olayı özetleyeyim ki rezaleti daha iyi anlayalım.
Sinem Dedetaş tutuklandıktan sonra Üsküdar Belediye Meclisi’nde CHP’nin 27, Cumhur İttifakı’nın 17 üyesi vardı. Aslında normal şartlarda seçimi CHP kolayca kazanacaktı.
Belediye Kanunu’na göre yapılan oylamalarda, ilk iki turda hiçbir aday 3’te 2 çoğunluğa erişemedi. Üçüncü turda ise kazanmak için salt çoğunluk yetiyordu ve CHP’ye ilk iki turda oy veren 26 üyeyle CHP seçimi kolayca kazanacaktı.
Ancak, bu noktada AKP’nin arkakapı “havuç/sopa diplomasisi” devreye girdi. Kimi belediye meclis üyelerine çeşitli vaatler verilerek kimileri de korkutularak (ya da bazen ikisi aynı anda yapılarak) üçüncü turda 5 CHP’li üyenin CHP’nin başkanvekili adayına oy vermesi engellendi. Bu engellenen 5 üyeden 2’si AKP’nin adayına oy verdi, 3’ü ise geçersiz oy kullandı. Dolayısıyla ikinci turda 26/16 olan CHP/AKP dengesi bir anda 21/18 oldu. 5 oy da geçersiz sayıldı. AKP bu 5 oyun kendi adayına ait olduğunu iddia etti.
Sonradan anlaşıldı ki havuç/sopa diplomasisi sonucu iki CHP’li üye AKP’li adaya oy vermekle beraber, bazı CHP’li üyeler vicdanlarına yediremedikleri için bilinçli........
