menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SDG, PKK ve Orta Doğu’da 'Pax Ottomanica'

6 0
28.08.2026

Geçtiğimiz haftalarda Türkiye siyasetini yoğun bir şekilde meşgul eden “çerçeve yasa” tartışmaları yoğunluğunu kaybederken bu hafta Türkiye’yi ve Kürtleri ilgilendiren başka önemli gelişmeler oldu.

Bunların başında SDG’nin Suriye devletine entegresyonunun tamamlanması ve ayrı bir yapı olarak kendisini feshetmesi geliyor.

Hatırlanırsa bu süreç geçtiğimiz Ocak ayında SDG’nin kontrol ettiği toprakların ’ini Suriye ordusuna kaybetmesi sonrasında başlamıştı. Bu askeri yenilgi sonrası SDG Kürtlere yönelik bazı dilsel ve kültürel haklar karşılığında özerklik talebinden çok büyük oranda vazgeçti ve Suriye devletine ve ordusuna entegre olmayı kabul etti.

Suriye devletinin egemenliğini ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruyan bu gelişme tam da Türkiye’nin istediği şeydi. ABD’nin de yardımıyla bunu elde etti.

Dikkat edilirse bu gelişme Türkiye’de PKK’lı militanlara silah bırakmaları karşılığında koşullu af getiren çerçeve yasanın meclisten geçmesinin ertesinde oldu. Burada eşgüdümlü yürüyen bir süreç olduğu belli.

Başından beri söylüyorum, Bahçeli’nin Ekim 2024’te Öcalan’a ve PKK’ya yönelik yaptığı tarihi çağrıyı sadece iç siyasi dinamiklerle anlayamayız. Türkiye’deki barış süreci bölgesel jeopolitik gelişmelerin sonucunda başladı. Sürecin Suriye ile eşgüdümlü yürümesi bunun bir başka açık göstergesi.

Sürecin şimdiye dek geldiği noktadan ve bilhassa sürecin en önemli aktörleri Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan’ın yaptıkları açıklamalardan anlaşılan o ki, Türkiye Orta Doğu’da, klişe ama doğru bir tabirle, “kartların yeniden karıldığı” bir dönemde, kendi neo-Osmanlıcı bölgesel projesini hayata geçirmeye çalışıyor.

Bu projede Orta Doğu’daki Kürtler de Öcalan aracılığıyla Türkiye’nin müttefiki yapılmak isteniyor. Geçen hafta yazmıştım, bu şekilde Öcalan’a........

© Elips Haber