Macaristan Türkiye’ye örnek olur mu?
Hem dünyada hem Türkiye’de merakla beklenen Macaristan seçimleri geçtiğimiz Pazar gecesi sonuçlandı. Bu defa anketler yanılmadı ve 16 yıldır iktidarda olan Viktor Orban ve partisi Fidesz bir seçim hezimeti yaşayarak iktidarı Peter Magyar ve partisi Tisza’ya devretti.
Orban’ın seçimi kaybetmesini ne kendi seçim kazanabilsin diye ince dizayn edilmiş seçim sistemi ne medya ve devlet kurumları üzerindeki nüfuzu ne de korkutmaya dayalı sağ popülist söylemi engelleyebildi. Hatta kendisi için dizayn ettiği seçim sistemi Tisza’nın T’lük oy oranıyla mecliste anayasa değiştirebilecek bir süper çoğunluk yakalamasını sağladı. Yani bir anlamda Orban kendi kazdığı kuyuya düştü.
Macaristan neden önemli?
Macaristan normal şartlarda küresel düzeyde fazla önemi olan bir ülke değil. 10 milyonluk bir nüfusa ve Türkiye’nin 6’da 1’i kadar bir ekonomiye sahip. Macaristan’ı önemli kılan sağ popülizmin beşiği sayılmasına sebep olabilecek 16 yıllık Orban iktidarı ve onun demokratik bir seçimle değiştirilebilmiş olması.
Tabii Orban’ın bu yenilgisi sonrası dünyada sağ popülizmin artık gerilediğini söylemek için henüz erken. Hatırlanırsa 2020’de ABD’de Trump’ın, 2021’de İsrail’de Netanyahu’nun ve 2022’de Brezilya’da Bolsonaro’nun iktidardan düşmesi sonrası o zaman da sağ popülizmin gerilediği yorumları yapılmış ancak bu durum fazla uzun sürmemişti. O yüzden her ne kadar Orban iktidarının devrilmesi bu yönde önemli bir adım olsa da sağ popülist dalganın tersine döndüğünü söylemek henüz mümkün değil.
Macaristan ve Türkiye benzer mi?
Macaristan ve Türkiye’deki siyasal rejimlerin benzerlikleri uzun yıllardır hem akademik siyaset bilimi literatüründe hem de güncel siyasal tartışmalarda dillendirilir. Bu benzerlik iddiaları büyük oranda doğrudur da. Lider odaklı popülist ve çoğunlukçu siyaset tarzı, milliyetçi-muhafazakâr ideoloji, hükümet değil rejim olmaya........
