Dosta dost demek için dost dosta post olmalı!
Savaş çevremizde at koşturuyor, Trump/Bibi atı coşturuyordu… ‘Mekke’, ‘Bedir’ derken, Türkiye, ne oluyor dedirtiyor; Miço’ya sirtaki oynatıyor, caciki yedirtiyordu!
Dünya kan ve gözyaşına boğulmuştu. Barışa, huzura, sevgiye, sevdaya teşne gönüller bir şey yapamıyor olmanın dayanılmaz ağırlığı altında eziliyordu…
Siyasetten sorun çözmesini bekleyen Millet Bahçesi müdavimlerinin Politika Kasabasındaki kabalıklara, Siyaset Bulvarındaki kalabalıklara bakıp ense karartması, çaresizleri daha da biçare kılıyordu. Bu hâlin içinde harap olmayım diye bir Ankara türküsü tutturarak teselli aradım!
Atım Araptır benim / Yüküm şaraptır benim Bu yıl böyle giderse / Halim haraptır benim
Türküyü; Emişim gümüşüm bir hoşum vay vay Çokça da içmişim sarhoşum........
