menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ortadoğu’da çatışma genişliyor; petrol savaşı...

77 0
16.03.2026

Tahran, Çin ile ikili düzeydeki anlaşmalarını “uluslararası sistem” haline getirmeye çalışıyor. Hürmüz Boğazı küresel petrol ticaretinin yaklaşık ’sini üstlenmiş durumda. Eğer Çin’in ulusal parasına endeksli petrol, Hürmüz’den geçebilmenin tek anahtarı olursa, bunun Pekin’in de çatışmanın içine çekilmesi anlamına geleceği açık.

İran meselesinin artık küresel ekonomiyi vurma noktasına gelmesi, ateşkes girişimlerini de yavaş yavaş ortaya çıkarmaya başladı. İran ile ABD arasında çatışma başlamadan önce arabuluculuk yapan Umman yeniden devreye girmeye çalışıyor.

Türkiye savaşa girmemeye kararlı

Türkiye, topraklarına yönelik kimliği belirsiz füze saldırılarına rağmen ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaya girmemeye kararlı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümetin Türkiye’yi savaşa sürüklemek isteyen provokasyon ve tuzaklara karşı son derece dikkatli hareket ettiğini söyledi. Erdoğan, ayrıca Türkiye’nin hava sahasını ihlal eden her türlü tehdide karşı gerekli önleme faaliyetlerinin sürdüğünü belirtti. Erdoğan’ın ifade ettiği hava savunması için Türkiye NATO’dan destek alıyor. Ancak ya kendi yetenekleri? İşte tam burada da Ankara’da uzman ve siyasetçilerin en sevdikleri tartışmalardan, “S-400’ler nerede?” tartışması yeniden alevlendi. Hava sahasını korumak için NATO’dan -Almanya’daki ABD’ye ait Ramstein üssünden- Patriot füzeleri Türkiye’ye getirilip, Malatya yakınlarına konuşlandırıldı. Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400’lerin ise nerede olduğu, kullanılıp kullanılmadığı ise yetkili makamlarda sessizlik hakim. S-400 meselesi uzun süre tartışılmaya devam edecek gibi duruyor.

    ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırısı tüm Ortadoğu’yu yakmaya doğru hızla ilerliyor. Bunda her iki tarafın da çatışmayı genişleme yönündeki politikaları etkili. ABD çatışmaya geleneksel Batı müttefiklerini de kendi tarafında sokmaya çalışırken, İran da Çin’i yanına çekme çabasında. Çatışma süreci, petrol üzerinden “cepheyi genişletme” yönüne evrilmiş görünüyor.

 ABD İran’ın petrol adasını İran doları hedef alıyor

    ABD’nin İran’daki Hark Adası’na, Başkan Trump’ın deyimiyle, “Orta Doğu tarihinin en güçlü bombardımanlarından birini” gerçekleştirmesi önemliydi. İran, Basra Körfezi’nin kuzeyinde yer alan Hark Adası üzerinden ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını yürütüyor. Savaş öncesinde Hark’tan günde yaklaşık 3 milyon varil petrol ihraç eden İran, sadece bu ada üzerinden küresel petrol arzının yüzde ikisini karşılıyordu.

Molla rejimi Hark Adası saldırısına karşılık, Hürmüz Boğazı’ndan geçecek petrol tankerleri için ödemelerin ABD Doları yerine Çin Yuanı ile yapılması şartını gündeme getirdi. 1971’de dolar-altın konvertibilitesine  son verilmişti. ABD Doları’nın küresel hegemonyasının devamı için ise Suudi Arabistan devreye girmiş, 1974’te ABD’nin kendisine sağlayacağı askeri........

© Ekonomim