menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mükemmel fırtınaya doğru: Ukrayna ve İran cepheleri birleşir mi?

39 0
previous day

ABD’de kasım seçimlerinde Cumhuriyetçilerin Kongre çoğunluğunu kaybetme ihtimali, Trump yönetiminin İran savaşındaki seçeneklerini daraltıyor. Savaş artık bütçenin yanı sıra üretim kapasitesi ve mühimmat yönetimi sorunu yaratırken Washington, cepheyi genişletmek için Avrupa desteğiyle silah ve mühimmat üssüne dönüşen Ukrayna’yı doğrudan temel aktör olarak sürece dahil edebilir.

 İran ile Ukrayna arasında Hazar Denizi üzerinden yükselen gerilim, Türkiye’yi de giderek sertleşen jeopolitik mücadelenin merkezine doğru itiyor. Türkiye, iki savaşın tek bir stratejik denklemde buluşması halinde, uzun süredir sürdürmeye çalıştığı “herkesle konuşabilen denge ülkesi” kimliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilir.

         Türkiye’nin kuzey ve güneyindeki iki cephe “mükemmel fırtına” haline gelmeye doğru hızla ilerliyor.

Dördüncü yılına giren Ukrayna savaşı ile bu yılın ilk aylarında başlayan ABD/İsrail’in İran’a yönelik saldırıları şimdiye kadar “birbirine pek değmeden” ilerleyen, iki ayrı çatışma olarak devam ediyordu.

Ancak Hazar Denizi’nde İran bağlantılı olduğu belirtilen bir geminin Ukrayna tarafından vurulması, ilk kez iki çatışmanın fiilen birleşmesi ihtimalini ortaya çıkardı.

 Zelensky’nin İran karşıtı söylemi

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky’nin son açıklamalarında İran’ı Rusya-Ukrayna savaşının “doğrudan tarafı”olarak tarif eden cümleleri de “mükemmel fırtınanın” ayak sesleri gibiydi.

Zelensky son yaptığı televizyon röportajında İran’ın Rusya’ya gönderdiği Şahid kamikaze İHA’ları, balistik füze desteği ve üretim lisansları nedeniyle Tahran yönetimini Rusya’ya destek vermekle açık açık suçladı ve  “İran zaten bize saldırdı” ifadesini kullandı.

Ukrayna Devlet Başkanı aynı röportajda sadece İran’ın değil, Kuzey Kore’nin asker ve mühimmat desteği verenek, Çin’in ise uydu ve hedefleme teknolojisiyle Rusya’ya katkı sağladığını da öne sürdü.

Bu söylem değişikliği, Kiev yönetiminin ilk kez İran’ı yalnızca Moskova’nın tedarikçisi değil, Ukrayna savaşının doğrudan aktörlerinden biri olarak tanımlaması açısından son derece dikkat çekici.

 Washington’daki zamanlama tesadüf mü?

Üstelik Hazar Denizi’nde İran gemisinin Ukrayna tarafından vurulması ve Zelensky’nin Tahran’ı doğrudan savaşın tarafı olmakla suçlayan açıklamalarından sadece saatler sonra Washington’da gerçekleşen görüşme trafiği de, “mükemmel fırtınanın” yaklaştığının diğer habercileri  gibiydi.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da aynı gün, İran savaşının tarafı olan İsrail Başbakanı Netanyahu ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky ile ayrı ayrı görüşme yaptı. Ardından da Netenyahu ve Zelensky, ani şekilde ölen Amerikalı senatör Lindsay Graham’ın cenaze töreninde sohbet ederken görüntülendi.

 ABD’nin askeri stokları azalırken...

Tüm bunlara son dönemde Amerikan basınında yer alan, ABD’nin İran’ı vuracak ya da kuvvetlerini koruyacak askeri mühimmatının azaldığına ilişkin haberleri de eklemek gerek elbette; Haberlerde özellikle Patriot önleme füzeleri, THAAD sistemleri ve hava savunma mühimmatında ciddi stok baskısı oluştuğu vurgulanmaya başlandı.

ABD’de Kasım’da yapılacak ara seçimler öncesinde Başkan........

© Ekonomim