menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran hamlesi; büyük yıpratma

78 0
05.03.2026

İran savaşının sonucu ne yöne evrilirse evrilsin, ABD’nin Ortadoğu’daki konumu da varlığı da artık eskisi gibi olamayacak. İran’ın vurduğu Amerikan üslerini yeniden kurmak hem mali, hem de siyasi açıdan zor artık.

ABD’nin İran’da rejimi devirmek için Kürt unsurları “kara gücü” olarak kullanma çabası, Türkiye’de bugünlerde görece istikrara kavuşmuş görünen fay hatlarını da tetikleyebilecek kadar ciddi bir hareket.

Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’nı, Çin ve Rusya bandıralılar hariç, gemi trafiğine kapatması Trump yönetimini zora sokmuş durumda.

İran savaşı, Ukrayna üzerinden Rusya’yı yıpratmaya yarayan kuzeydeki savaşın bir benzeri olmaya aday. Ukrayna üzerinden yıpratılan Rusya idi. İran üzerinden ise ABD’nin yıprandığını görmek mümkün.

Ne Ukrayna ne de İran açısından içinde bulundukları savaşın sonunda “zafer” mümkün görünüyor. Her iki rejim de gerçekten “beka” için savaşıyor. Ancak olur da savaşın sonunda yerlerinde kalabilirlerse bile, dişleri sökülmüş, etkisizleşmiş, hatta topraklarının bazı kesimleri üzerinde hakimiyetlerini yitirmiş rejimler olacaklar.

  Trump “kendi kazdığı kuyuya” mı düşüyor?

ABD açısından ise İran meselesi “kendi kazdığı kuyuya düşmeye” benzemeye başladı. İran’ın beklenmedik direnişi Ortadoğu’da Washington’ın özellikle Arap ülkeleri nezdindeki o “koruyucu” maskesinin düşmesine neden oldu.

Durum ortada; ABD’de Trump yönetimi “İsrail’i korumak” uğruna donanmasının gözbebeği olan, dünyanın en büyük uçak gemisi Ford’u Hayfa açıklarına demirledi. İsrail, İran’dan gelecek füze saldırılarından korunurken, Araplar -deyim yerindeyse- açıkta kaldı. Birkaç günlük İran savaşının sonucunda Tahran’ın attığı füzelerle yangın yerine dönen Körfez Arap ülkeleri şimdilerde kara kara düşünüyorlar. Eğer korunmayacak idiysek, neden topraklarımızı onlarca Amerikan üssüne açtık? Cevabı son derece zor bir soru bu, hem ABD yönetimi, hem de Arap ülkeleri açısından.

İran savaşının sonucu ne yöne evrilirse evrilsin, ABD’nin Ortadoğu’daki konumu da varlığı da artık eskisi gibi olamayacak. İran’ın vurduğu Amerikan üslerini yeniden kurmak hem mali, hem de siyasi açıdan zor artık; Amerikan halkına “neden o üslere ihtiyaç duyulduğunu” anlatıp para bulmak da zor, Araplar’ın o üsler için gönüllü olarak toprak vermelerini istemek de.

Bahreyn’de yaşananlar ilk örnek; Amerikalı gazeteciler, İran’ın Bahreyn topraklarındaki Amerikan üslerini vurmasının sokakta Bahreynliler tarafından kutlandığını aktarıyorlar yayınlarında. ABD’nin 5. filosunun konuşlanmış olduğu Bahreyn’de durum o kadar tehlikeli ki, Körfez İşbirliği Konseyi’ne bağlı Yarımada Kalkanı Gücü’ne ait birlikler Suudi Arabistan’dan Bahreyn’e girerek İran yanlısı göstericilere........

© Ekonomim