menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hürmüz’den Karadeniz’e; küresel deniz ticaretinde “devlet korsanlığı” çağı

48 0
06.04.2026

 BM çatısı altında deniz taşımacağını örgütleyen IMO’nun (Uluslararası Denizcilik Örgütü) küresel etkisi silikleşirken, “gücü gücüne yeten” devri, küresel ticaretin önündeki en büyük sıkıntılardan biri belirginleşmekte.

Rakip ülkelerin yük taşıyan gemilerini “yaptırım listesine” dahil edip, seferlerine kısıt getirmek, pek çok ülke tarafından kullanılan bir yöntem haline geldi. Buna karşılık “yaptırıma uğrayan” devletler de çözüm olarak, sık sık bayrak değiştiren, şeffaf olmayan mülkiyet yapısına sahip yaşlı tankerlerden oluşan “gölge filo” oluşturma çabasına girdi.

 Ulusların giriştiği “deniz korsanlığının” örnekleri, dünyanın sayılı istikrarlı denizlerinden olan Karadeniz’de de ortaya çıkmaya başladı. Özellikle Türk yük gemisi ya da tankerlerinin hedef alınmaya başlamış olması, Ankara’nın izlemeye çalıştığı “arabuluculuk” çabalarını da sekteye uğratacak seviyeye geldi.

 İran ve Ukrayna savaşlarının kümülatif etkisi küresel deniz ticaretine oldu; Bir yandan daha önce serbest geçişin mümkün olduğu kritik boğazlardan “paralı geçiş” sisteminin önü açılırken, diğer yandan yaptırım ve hatta tankerlere el koyma (boarding) giderek daha “meşru” hale gelmekte. Birbiriyle sorunu olan ülkelerin meselelerini deniz ticaretindeki yük gemileri ve tankerler üzerinden çözme eğilimi hızlandı. Yüzyılların geçerli kuralı, Seyrüsefer serbestisi giderek yok oluyor.

İran savaşı Hürmüz Boğazı’nın tıkanmasına, geçişlerin paralı hale gelmesiyle deniz ticaretinin tam anlamıyla sekteye uğramasına yol açıyor. ABD ve İsrail’in saldırısı altındaki İran, Hürmüz Boğazı geçişlerini “pazarlık unsuru” olarak kullanıyor. Avrupa ülkeleri İran meselesinde ABD cephesinden koptukça, kendi bayraklarını taşıyan tankerler için Hürmüz Boğazı’ndan “serbest geçiş imkanı” elde ediyorlar. İspanya ilkti, şimdilerde Fransız tankerlerine de serbest geçiş olasılığının önünü açtı Tahran yönetimi.

 İngiltere’nin tankerlere “el koyma” hamlesi

Ukrayna savaşı ise şimdilerde İngiltere’nin kendi sularından geçen ve Rus ham petrolü taşıyan tankerlere “boarding-el koyma” yetkisini vermesiyle gündemde.

Ve elbette bir de “yaptırım” meselesi var;

Ülkeler ayrıca sorun yaşadıkları rakiplerine zarar vermek için bolca “yaptırım” silahına da başvuruyor bugünlerde. Yük taşıyan gemileri “yaptırım listesine” dahil edip, seferlerine kısıt getirmek, pek çok ülke tarafından kullanılan bir yöntem haline geldi.

 Korsanlık; ancak bu kez yapan ulus devletler

Yüzyıllarca deniz taşımacılığının korkulu rüyası olan korsanlık, yük gemileri ve tankerler açısından yaptırım, el koyma ya da serbest geçişi bir şekilde kısıtlama yöntemleriyle artık deniz çeteleri tarafından değil, ulus devletler........

© Ekonomim