Ben sizin dediğinizi yaptım, şimdi beni kim koruyacak?
131 fonun tasfiye süreci, yatırımcı güveninin ne kadar kolay sarsılabileceğini gösterdi. Yatırım fonlarının tasfiye süreci, yıllardır bireysel yatırımcıya verilen “profesyoneller yönetsin” tavsiyesini tartışmaya açtı. Yıllardır insanları tasarruflarını sermaye piyasalarına taşımaya çağırıyoruz, şimdi yapılması gereken, bu çağrının karşılık bulmasını sağlayan güveni korumak.
Yatırımcıyı piyasaya getirmek zor ama kaçırmak kolaydır. Bu halkı yatırım fonlarından soğutmayalım.
Bir zamanlar “yatırım fonuna yatırım yapın” diye bireysel yatırımcıya ne diller dökmüştük. Ne demiştik? “Bireysel yatırımcı tek tek hisseleri ve finansal araçları takip edemez. Onun yerine bu işi SPK lisanslı uzmanların takip ettiği fonlara yatırım yapsın.”
Geçen hafta yaşananlardan sonra bu tavsiye ciddi şekilde test edilmeye başlandı. Tavsiyeye uyan bazı yatırımcıların gözünü günlerdir uyku tutmuyor. Çünkü tavsiyelere uyup fonlara yatırım yaptılar ve o fonlar tasfiye edildi.
SPK yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 fonun tasfiye sürecini başlattı. Sürecin detaylarını yayımlayarak yatırımcıların paralarını nasıl alabileceklerini belirledi. Önümüzdeki dönemde fonların varlıkları yatırımcı menfaati, piyasa derinliği ve likidite koşulları gözetilerek kademeli biçimde nakde çevrilecek. Oluşan para da yatırımcılara sahip oldukları pay oranında ödenecek. Tasfiye sürecinin altı ay içinde tamamlanması öngörülüyor; ancak nakit oluştukça yatırımcılara daha erken ödeme yapılabilecek.
Bunlar prosedür. Asıl mesele ise prosedürün çok ötesinde.
Yatırımcıya “güven” sattık
Yatırım fonu yatırımcıya sadece bir finansal ürün satmaz. Bir ölçüde güven de satar. “Sen piyasayı takip etmek zorunda değilsin. Bu işi profesyoneller yapacak” denir. Yatırımcı da bunun karşılığında yönetim ücreti öder, riskini kabul eder ve parasını profesyonel yönetime teslim eder.
Elbette fon yatırımı risksiz değildir. Hisse senedi........
