menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Futbolcu sözleşmelerinde “vergi” paradoksu!

22 0
23.05.2026

Bilindiği üzere Türk Vergi Sisteminde sporcuların vergilendirilmesi, diğer ücret gelirinin vergilendirilmesinden ayrı olarak, özel bir rejime tabi tutulmuş ve 193 sayılı GVK’ nın Geçici 72. maddesinde düzenlenmiştir.

7194 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile “en üst liglerde” faaliyet gösteren sporcular için gelir vergisi stopaj oranı % 15’ten % 20’ ye çıkarılmış ve ayrıca ödenen ücret toplamının belirli tutarı (2026 yılı için 5.300.000-TL) aşması durumunda sporcular için yıllık gelir vergisi beyannamesi verme yükümlülüğü getirilmiştir. Yıllık beyanname verilmesi durumunda ise beyan edilen bu gelirler üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, kulüplerce vergi dairesine ödenmiş olması şartıyla, kesilen vergilerin mahsup edileceği hüküm altına alınmıştır.

Türkiye’de başta futbol olmak üzere, basketbol, voleybol ve diğer branşlarda faaliyet gösteren sporcuların neredeyse tamamı “net ücret” üzerinden sözleşme imzalamakta ve ücret gelirleri üzerindeki tüm vergi yükünü kulüplerin üzerinde bırakmaktadır. Kanun değişikliği öncesinde “en üst ligler” için belirlenen tevkifat oranı % 15 ve nihai vergileme iken bu husus çok fazla sorun gibi görünmemekteydi. Örneğin, profesyonel bir futbolcu ile net 10.000.000 TL üzerinden sözleşme imzalanmışsa kulüplerin üzerindeki vergi yükü (10.000.000 / 0,85 * 0,15) 1.764.705-TL ve toplam sözleşme yükümlülüğü 11.764.705 TL olmaktaydı.

Ancak düzenleme sonrasında stopaj oranındaki artış ve sporculara getirilen beyanname verme yükümlülüğü sebebiyle, yine sporcuların vergiler hariç “net ücret” üzerinden anlaştığı kabulüyle spor kulüplerine ciddi bir maliyet getirmiştir. Yukarıdaki örneği devam ettirdiğimizde “net 10.000.000 TL” üzerinden sözleşme düzenlenen bir futbolcu için kulüp net ücreti brüte iblağ ederek % 20 gelir vergisi tevkifatı yapacak, ayrıca sporcu beyanname vereceğinden GVK 103. madde dördüncü diliminde yer alan yaklaşık % 40 oranında vergi tahakkuk ettirilecek ve kulüp tarafından ödenen % 20 tevkifat tutarı mahsup edilecektir. Dolayısıyla sözleşme gereği tüm vergi yükünün kulüplerin üzerinde kaldığı gerçeğiyle, kulüp üzerindeki vergi yükü toplamda 6.666.666 TL ve toplam sözleşme yükümlülüğü 16.666.666 TL olacaktır. Görüleceği üzere Kanun değişikliğinden sonra kulüplerin sporcuya ödeyeceği aynı “net 10.000.000 TL ücret” üzerinden katlanacağı vergi farkı 4.901.961 TL artmış olacaktır.

Buraya kadar yapılan açıklamalar, kulüplerin bütçe ve mali disiplin kriterleri altında ticari olarak verecekleri karar olduğundan detaya girilmeyecektir.

Son yıllarda spor kulüplerinin aşırı borçlanmasını önlemek, mali şeffaflık sağlamak ve sürdürülebilir bir finansal disiplin (denk bütçe) oluşturmak amacıyla önemli düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerden en önemlisi 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’dur.

Kulüplerin yaşadığı kronik borç krizlerini çözmek, mali disiplini sağlamak ve yöneticilerin kulüpleri aşırı borçlandırmalarının önüne geçmek, gelir-gider dengesinin sağlanması, bütçe sınırlarının netleştirilmesi ve kulüplerin finansal yapılarının sağlamlaştırılması, spor anonim şirketleri ile spor kulüpleri arasındaki hukuki ve mali ilişkilerin netleştirilmesi ve yönetimde kurumsallaşmanın artırılması, 7405 sayılı Kanun’un ana gerekçelerinden sayılmıştır. Düzenlemenin aksayan yanlarını bir yana koyduğumuzda genel olarak olumlu olduğunu söylemek mümkün.

Ancak aynı olumlu düşünceleri Türkiye Futbol Federasyonu (“TFF”) tarafından yapılan son düzenleme için söylemek mümkün değil!

TFF tarafından yapılan düzenlemeyi hatırlamakta fayda var!

TFF tarafından, Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı (“PFSTT”)’nın........

© Ekonomim