Memur ile işçinin maaş farkı insani mi?
Temmuz ayına girdik. Milyonlarca işçi, emekli, memur ve asgari ücretli, engelli, dul ve yetimler, maaşlarında bir iyileşme olur mu düşüncesi ile heyecanlı bir bekleyişle gözleri, kulakları ekranlarda duymak istedikleri haberlerde.
Ne yazık ki milyonların beklediği nefes zammı yine gelmedi. Heyecan ve umudun yerini, karamsarlık ve hüsran aldı. Haziran ayı enflasyon oranı açıklandı. TÜİK’e göre; yıllık yüzde 32,11 olarak belirlenen enflasyon oranı, ENAG’a göre ise yıllık yüzde 51,49 açıklandı. Her bir kurum farklı oranları açıklıyor ve makas giderek açılıyor.
TÜİK’in açıkladığı verilerde: TÜFE’nin bir önceki yıl Aralık ayına göre yüzde 17,76 ve 12 aylık ortalamanın ise yüzde 32,03 arttığı görülüyor. Kira zam oranlarının da baz olarak alındığı bu orana göre; ev sahiplerinin yüzde 32,03 oranıyla zam yapabileceği anlaşılıyor.
Açıklanan verilerde; en fazla artışın yüzde 45,14 oranıyla konutta yaşandığı ve buna elektrik, su, doğalgaz gibi giderleri de eklersek, maliyet kat be kat çoğalıyor. Eğitimde de yıllık artışın yüzde 45,10 olduğu dikkat çekiyor. Eğitim ve konut, yıllık artışta başı çekiyor. Ayakkabı ve giyim sektöründe ise sınırlı bir oranda artışın olduğu, yıllık yüzde 14,18 oranında belirlendiği görülüyor. Gıda ve alkolsüz içeceklerdeki aylık artışın ise yüzde 0,17 oranında kaldığı göze çarpıyor.
Enflasyon nedir? Baş belası bir şey. Geçen yıl 100 liraya aldığın bir ayakkabıyı ki 100 liraya ayakkabı kalmadı da …Bu yıl aynı marka ayakkabıyı, 200 liraya almaktır. TÜRK-İŞ’in açıkladığı Haziran ayı açlık sınırı: 35.759 lira civarı, yoksulluk sınırı: 116.478 lira civarında iken ve TÜİK’in verilerine göre gıdada enflasyonun sınırlı artışı seyrediyorken, TÜRK-İŞ’in açıkladığı Haziran 2026 mutfak enflasyonundaki değişimin, yıllık ortalama artışın yüzde 40,44, aylık artışın ise yüzde 18,63 olduğu dikkat çekici.
TÜİK’in enflasyonu başka cebimizdeki enflasyon bambaşka
TÜİK’İN açıkladığı veriler ve vatandaşın cebine giren paraya bakınca, hanedeki enflasyon çok daha büyük oranda… Kira fiyatları özellikle büyükşehirlerde merkez ilçelerde, ortalama 40 bin 45 bin lira civarında… Vatandaşla konuşuyorum ve gözlemlediğim; ucuza sebze, meyve bulurum düşüncesiyle, akşam saat 17:00’dan sonra pazara gidiyor. Pazarda, markette, manavda dolaşırken bakıyorum, kiraz, çilek, muzun fiyatı en ucuzu 100 liradan başlıyor.
Pazar esnafı ki son yıllarda bunu çok sık görüyprum; köşeye bir sepet içinde biraz daha bozulmaya yüz tutmuş sebze ve meyveleri bırakıyor. Kimi zaman daha ucuza kimi zaman da ücretsiz olarak özellikle emekli kesime sattığına tanık oluyorum. Emekli, beyaz yakalı, ev hanımı, öğrenci, asgari ücretli, memur kiminle konuşsan; “ Bizim cebimizdeki TÜİK verisi bambaşka, geçinemiyoruz” sitemini sıklıkla........
