Bir yıl 28 bin lirayla nasıl yaşanır?
10 yıl öncesinde, şu an olduğu kadar enflasyonla bir derdimiz yoktu. Her ay enflasyon farkı açıklanıyor. Özellikle birkaç yıldır ve covid-19 ve sonrası enflasyonun önlemez yükselişi, hayatımızın her alanına sirayet etmiş durumda.
Enflasyonun artmasıyla cebimizdeki para hızla eriyor. Alım gücü her geçen gün düşüyor. En büyük banknot 200 lirayla, haftalık Pazar alışverişimizi rahatlıkla yapar üzerine cebimizde paramız da kalırdı. 200 liralık banknot ise günümüzde.20 lira değerinde kaldı.
Zam farkı 3 bin lirayla yaşamak zor
Emekli, engelli, şehit ve gaziler, dul ve yetimler, asgari ücretlileri açlık ve yoksulluk sınırının altındaki maaşıyla zor günler yaşıyor. Akşam pazarını bekleyen emeklileri, asgari ücretliyi, dul ve yetim, engellileri, gözlemliyorum. İstediği birçok sebze ve meyveyi, alamadan pazardan dönüyor.
TÜİK verileri, en son açıklanan açlık ve yoksulluk sınırıyla ve enflasyonun düşmeyip yükselmesiyle yılda iki kez zam farkı alan memur, memur emeklisi, SGK, Bağ-Kur emeklisi en son zam oranıyla yaklaşık 3 bin lira zam farkı aldı. Ancak bu zam farkı ile bir kilo baklava dahi alınamıyor. Muftakta ise ayrı bir yangın var. Faturaları bile karşılamayan bu 3 bin liralık zam ile yeni yıla kadar beklemek zorunda kalıyor.
Asgari ücretliye yılda bir kez zam yetmiyor
Asgari ücretli ile sohbet ediyorum. Yılda iki kez uygulanan ve maaşlara yansıyan bu zam oranından asgari ücretli faydalanamıyor. İstanbul’da özelikle merkez ilçelerde en düşük kiranın ortalama 45 bin lirayı bulduğu ağır yaşam koşullarında asgari ücretli; yılda bir kez uygulanan zamla yıl boyunca 28.075,50 lira aylıkla yaşamaya mecbur bırakılıyor.
Çarşı, Pazar, markette fiyatlar her gün artarken, en ucuz incir, üzüm, muz, pazarda 100 liradan aşağı değil. Taze fasulye en ucuzu 80 lira. Yeşil biber 150 lira. Eve gelen aylık faturaları hesaplıyorum. Elektrik, su, internet, cep telefonu, doğalgaz en asgari 6 bin 500 lirayı buluyor.
Bir simit en ucuzu 25 lira. Tereyağlı simitin en ucuzu 100 liradan başlıyor. Bir çay içmek istesen bir bardak çay en ucuzu 60 lira, bir fincan kahve 170 lira olmuş. Geçen hafta kahvaltılık için uğradığım markette ise beyaz peynirin kilosuna baktım, en ucuzu 695 liradan başlıyor. Zeytinin kilosu 300 lira. Bunlar en ucuz fiyatlar. Eskiden yoksulun sofrasında yediği en ucuz zeytin, makarna, kuru fasulyeydi. Şimdi güç yetmiyor.
Asgari ücretlinin maaşı........
