menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aman petrol, canım petrol: Dünyada sana bağlılık değişmez mi petrol?

7 0
14.03.2026

Petrol, Şanar Yurdatapan'ın yazıp Atilla Özdemiroğlu'nun bestelediği ve Ajda Pekkan'ın söylediği 1980 yılında Türkiye’nin Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil edildiği ünlü şarkıdır. Türkiye’ye birincilik getirmese de şarkı, dönemin ruhunu anlatıyordu.

"Aman petrol, canım petrolArtık sana, sana, sana muhtacım petrolEninde petrol, sonunda petrolArtık dizginlerim senin elinde petrol"

1970’lerde petrol sadece bir enerji kaynağı değil, küresel ekonominin sinir ucu haline gelmişti.

Arap-İsrail Savaşı sonrası uygulanan petrol ambargosu dünyayı ilk büyük enerji şokuyla tanıştırdı. Petrol fiyatı kısa sürede birkaç kat arttı.

ABD’de benzin istasyonlarında uzun kuyruklar oluştu. Avrupa’da bazı günler araç kullanımı yasaklandı. Birçok ülkede enflasyon fırladı; büyüme sert şekilde yavaşladı.

Dünyada o günden bugüne önemli değişimler yaşandı ama değişmeyen tek gerçeğimiz kaldı: Petrol. (Belki bir de Ajda Pekkan)

Üniversitede “Para Teorisi ve Politikası” isimli bir dersimiz vardı. Hocası şu an Türkiye’de önemli kurumların başında bulunuyor. İlk derste, hayata bakış açımı değiştiren ve asla unutmadığım bir giriş yapmıştı:

“Siz bu derse “para” diyeceksiniz. Dünyada hiçbir savaş bir meczup bir veliaht öldürdü diye çıkmaz. Tüm savaşların tek sebebi bu dersin sizin de söyleyeceğiniz adıdır. Bu dersi, bu bakış açısıyla dinleyin.”

Hemen akabinde ABD, Irak’a girmişti. Yıllar içinde dünyada birçok savaş yaşandı ve halen dünyanın her yerinde birçok çatışma sürüyor.

2020’de Covid-19 pandemisi, savaşın dışında hem siyah kuğumuz oldu hem de sistemleri kökten değiştirdi. O yüzden komplo teorileri halen bitmiyor. Pandeminin yarattığı kırılmalar hayatımızı etkilemeye çoğu alanda devam ediyor.

"Pandemiden çıkıyoruz, dünyada da enflasyon rahatlar" dediğimiz dönemde Rusya-Ukrayna savaşı başladı ve 4 .yılını da doldurdu.

İki hafta önceyse ABD-İsrail ile İran Savaşı başladı. Ne hikmetse dünyada savaşların çoğu doğal kaynakların ilgi çekici olduğu bölgelerde yaşanıyor. Genelinde de bir taraf ABD oluyor.

ABD’nin petrole olan düşkünlüğünü bilmeyen yok ve Trump da zaten bunu önceki başkanlar gibi plaza ya da bürokrasi diliyle süsleyerek anlatmıyor. Düz, bizden biri gibi açıkça söylüyor.

Petrol fiyatlarındaki değişimleri anlayan dünyadaki sistemleri de anlayabilir. Yükseliş de düşüş de belli bir bant içinde kalmalıdır.

Çok yükselirse; enflasyon yaratır.

Çok düşerse; başka kırılganlıklar yaratır.

Petrol sadece bir maliyet kalemi değildir. Aynı zamanda dünyada birçok ülkenin bütçesidir.

Rusya’dan Suudi Arabistan’a, ABD'den İran’a ve Körfez ülkelerine kadar pek çok ekonomi petrol gelirleriyle ayakta dururken, fiyatlar sert düştüğünde bu ülkelerin bütçeleri bozulur, para birimleri değer kaybeder, piyasalarda stres oluşur.

Petrol fiyatının hızlı düşmesi talep zayıflığının da işareti olabilir. "Dünya ekonomisi yavaşlıyor" endişeleri barındırır. 2008 Küresel Finans Krizi'nin hemen öncesinde petrolün 147 dolara kadar çıkması ve krizin “gerçek” patlaması sonrası düşüşü; 5 ayda 30 dolarlar seviyesine gerilemesi bunun en çarpıcı örneklerinden biri olabilir.

2014 yılının ikinci yarısında başka birçok küresel ekonomik nedenle birlikte ABD'de parasal genişlemenin bitişine denk gelen düşüş, 2020 pandemi süreci, 2022 Rusya-Ukrayna oynaklıkları;  sonrasında son 2 yılda petroldeki görece yatay seyir gibi, "petrol fiyatları" birçok işaret barındırıyor.

Grafiğini de ekleyelim o halde…

Sonuç olarak, petrol fiyatı aslında dünyanın nabzını tutan bir göstergedir.

Çok yükselmesi gibi çok düşmesi de ekonomik ve siyasi dengeleri bozar.

Belki de bu yüzden, şarkıdan yola çıkarak sorulan sorudaki değişmeyen bağlılığı çözersek Ajda Pekkan’ın da nasıl genç ve dinamik kalabildiğini anlayabiliriz.


© Ekonomim