Temmuzda portföylere hisse ve tahvil ayarı
Haziran ayı piyasalarda temkinli duruşun ağır bastığı bir dönemdi. ABD-İran hattındaki gerilim, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve küresel enflasyon kaygıları, yatırımcıların daha çok likit ve korumacı portföylere yönelmesine neden olmuştu. Ancak Temmuz ayına girerken tablo bir miktar değişiyor. ABD-İran gelişmelerinde daha olumlu bir haber akışı oluşması, petrol fiyatlarında savaş primi kaynaklı baskının azalması, küresel enflasyonda yavaşlama ihtimali ve Fed yönetiminden gelen daha ılımlı mesajlar risk iştahını yeniden desteklemeye başladı.
MSCI’ın uyarısı, hâlâ rezervde tutulması gereken önemli bir başlık
Euro Bölgesi’nde enflasyonun beklentilerin altında kalması ve içeride de enflasyon görünümünün yumuşama sinyalleri vermesi, özellikle borçlanma araçları ve hisse senedi fonları için daha olumlu bir zemin oluşturuyor. Buna karşılık riskler tamamen ortadan kalkmış değil. MSCI’ın Türkiye piyasasına yönelik serbest dolaşım payı ve fiyat oluşumu konusundaki uyarısı hâlâ rezervde tutulması gereken önemli bir başlık. Bu nedenle hisse senedi tarafında daha seçici olmak; özellikle BIST30, banka ve holding ağırlıklı fonlara odaklanmak daha sağlıklı görünüyor.
Portföy yönetim şirketlerinin temmuz dağılımlarına baktığımızda ortak mesaj oldukça net. Para piyasası fonları hâlâ portföylerde önemli yer tutuyor ancak Haziran’a göre ağırlığı azaltılıyor. Buna karşılık hisse senedi ve borçlanma araçları fonlarında artış var. Altın ve yabancı hisse tarafında ise genel olarak pozisyonlar korunuyor.
İş Portföy’ün orta riskli dağılımı bu değişimi en net gösteren örneklerden biri. Haziran ayında TBV kodlu özel sektör borçlanma araçları fonunun ağırlığı @ iken Temmuz’da 0’a indiriliyor. TI4 kodlu temkinli değişken fon da ’den ’a düşürülüyor. Buna karşılık TI2 kodlu hisse senedi fonunun ağırlığı ’ten %’e çıkarılıyor. En dikkat çekici değişiklik ise TI6 kodlu borçlanma araçları fonunda. Haziran’da portföyde yer........
